NİSH İSTANBUL EVLERİ
ÇOBANÇEŞME SANAYİ CAD. NO:44
B BLOK K:1 D:11-12
Yenibosna-Bahçelievler/İstanbul
Tel: 0 212 603 60 50
Fax: 0 212 603 60 51
E-mail:bilgi@kkdanismanlik.com
HABERLER
REFERANSLAR
Referanslar
  TÜM HABERLER
30/12/2011
2012 yılı Asgari Ücret Belirlendi .
Asgari Ücret Tespit Komisyonu gelecek yıl geçerli olacak asgari ücreti tespit etti.

Buna göre, 1.1.2012den geçerli 16 yaşından büyükler için aylık brüt ücret ilk 6 ay için 886,50 lira, ikinci 6 ay için 940,50 TL olarak belirlendi.

Bekar bir işçi için aylık net ücret ilk 6 ay için 701,14 lira, ikinci 6 ay için 739.80 TL olacak.

Resmi gazetede yayınlanmasını müteakip asgari ücret ve işveren maliyeti bildirilecektir.

Saygılarımızla

10/02/2012
SGK primleri Online Banka Tahsilatı
SGK TAHSİLATLARI
Online Banka Tahsilat 4a Programları aracılığı ile gerçekleştirilen tahsilatlar


İşveren Cari Dönem Tahsilatı yapan bankalar
  • Akbank T.A.Ş.
  • Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş.
  • Alternatif Bank
  • Anadolu Bank A.Ş.
  • Asya Katılım Bankası
  • Denizbank
  • Finansbank A.Ş.
  • Fortis
  • HSBC Bank A.Ş.
  • ING BANK A.Ş.
  • Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.
  • Turkland Bank A.Ş.
  • Şekerbank T.A.Ş.
  • T. Garanti Bankası A.Ş.
  • T. Halk Bankası
  • T. İş Bankası A.Ş.
  • T. Vakıflar Bankası T.A.Ş.
  • Tekfenbank A.Ş.
  • Tekstil Bankası A.Ş.
  • Turkish Bank A.Ş.
  • Türk Ekonomi Bankası A.Ş.
  • Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.
  • Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.
  • Ziraat Bankası

    İşveren Geçmiş Dönem Tahsilatı yapan bankalar
  • Şekerbank T.A.Ş.
  • Anadolu Bank A.Ş.
  • Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.
  • Asya Katılım Bankası
  • T. Halk Bankası

    6111 Yapılandırma Tahsilatı yapan Bankalar
  • Ziraat Bankası
  • T. Halk Bankası
  • T. Vakıflar Bankası T.A.Ş.
  • Akbank T.A.Ş.
  • Şekerbank T.A.Ş.
  • T. Garanti Bankası A.Ş.
  • T. İş Bankası A.Ş.
  • Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.
  • Tekstil Bankası A.Ş.
  • Finansbank A.Ş.
  • Denizbank
  • Anadolu Bank A.Ş.
  • Turkish Bank (06.10.2011 tarihi itibari ile)

    İcraya intikal etmiş işveren borç tahsilatı yapan Bankalar
  • Ziraat Bankası

    İcraya intikal etmemiş işveren geçmiş dönem tahsilatı yapan Bankalar
  • Şekerbank T.A.Ş.
  • Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.
  • Anadolu Bank A.Ş.
  • Asya Katılım Bankası
  • Turkish Bank (06.10.2011 tarihi itibari ile)

    İşveren İdari Para Cezası tahsilatı yapan Bankalar
  • Ziraat Bankası
  • T. Vakıflar Bankası T.A.Ş.
  • Akbank T.A.Ş.
  • T. Garanti Bankası A.Ş.
  • Fortis
  • ING BANK A.Ş.
  • Finansbank A.Ş.
  • HSBC Bank A.Ş.
  • Alternatif Bank
  • Anadolu Bank A.Ş.
  • Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.
  • Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.
  • Asya Katılım Bankası

  • 20/09/2010
    Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı
    Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı” her hafta Cumartesi günleri farklı konu ve konuklarıyla her Cumartesi 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyenlerle buluşuyor. 23 Ekim 2010 Cumartesi 17,45’de Ülke TV’de yayınlanacak olan “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı”na Prof. Dr. Ömer Ekmekçi konuk olarak katılacak olup, 2. yılını tamamlayan sosyal güvenlik reformunun değerlendirilmesi yapılarak, kıdem tazminatı fonu, kıdem ve ihbar tazminatı, iş güvencesi gibi önemli konular ele alınacak. İnteraktif olan programa, 0212 437 80 02 veya 03 numaralı telefonlardan canlı olarak ulaşılabileceği gibi, soru@ulketv.com.tr elektronik posta adresine de sorularınızı, yorumlarınızı gönderebilirsiniz.

    08/02/2012
    SGK , GSS , İş Hukuku Mevzuatı Uygulamalarında Son Değişiklikler Konulu Seminer

    SOSYAL GÜVENLİK, GENEL SAĞLIK SİGORTASI VE İŞ HUKUKU MEVZUATI UYGULAMALARINDA SON DEĞİŞİKLİKLER

    (YENİ İSTİHDAM TEŞVİKİ, SOSYAL GÜVENLİKTE BİLDİRİMLER, 6270 SAYILI KANUNLA SGK VE İŞ KANUNU PARA CEZALARINDA YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLER VE PARA CEZALARINA İTİRAZ, İŞ SÖZLEŞMELERİ VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI)

    Eğitmen
    Dr. Resul KURT
    (SGK E. Başmüfettişi, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Danışmanı)

    Seminer Tarihi
    24 Şubat 2012

    Yer
    Point Hotel Barbaros - (Esentepe – İstanbul)

    Tel: 0212 450 25 45 pbx
    Faks: 0212 450 32 18
    web: www.asristanbul.com.tr
    E-mail: bilgi@asristanbul.com.tr



    30/08/2013
    SGK Kısa Vadeli Primi yüzde 2 oldu
    1 Eylül 2013 tarihinden itibaren SGK Kısa Vadeli Primi yüzde 2 olarak sabitleniyor.

    06/02/2012
    Genel Sağlık Sigortası ne getiriyor?

    Her hafta Cumartesi günleri sosyal güvenlik, iş hukuku ve çalışma hayatına ilişkin konuların ele alındığı ve 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyebileceğiniz “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı”nda 4 Şubat 2012 cumartesi günü çalışanların en çok merak ettiği konulardan birisi olan Genel Sağlık Sigortası konusu son gelişmeler ışığında ele alınacak.

    SGK Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanı Bekir Hançer'in konuk olarak katılacağı programda genel sağlık sigortasında kimlerin prim ödeyeceği ve prim tutarlarının nasıl tespit edileceği, gelir testine girme zorunluluğu olup olmadığı, gelir testi yaptırmayanların durumu, 18 yaş altı çocukların sağlık yardımları, eş-çocuk ve anne-babaların sağlık yardımından yararlanma hakları, kız çocuklarının prim ödeyip ödemeyeceği, yurtdışında yaşayanların prim ödeme yükümlülüğü gibi sorulara cevaplar aranacak. neler olduğu konuşulacak.

    İş Kanunu, sosyal güvenlik reformu, kıdem ve ihbar tazminatı, emeklilik, yıllık izin, iş kazası ve sağlık yardımları, çalışanların doğum ve diğer hakları ile vergi, iş hukuku ve sosyal güvenliğin bütününü içeren konuları ele alan ve izleyici sorularına cevap verilen “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı” Her hafta Cumartesi günleri 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

    İnteraktif olan programa, soru@ulketv.com.tr elektronik posta adresine de sorularınızı, yorumlarınızı gönderebilirsiniz.

    18/01/2012
    Sağlık priminde gelir testi nasıl yapılacak?
    Genel Sağlık Sigortası Kapsamında Gelir Tespiti, Tescil Ve İzleme Sürecine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik aralık ayı sonunda yayınlandı.

    Sigortalı, emekli, isteğe bağlı sigortalılarla bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler öteden beri uygulandığı üzere sağlık yardımlarından zaten yararlanmaktadırlar. Yine yeşil karttan sağlık yardımı alanlar da aynı şekilde vize tarihleri doluncaya kadar sağlıktan yararlanabileceklerdir.

    Bunların dışındaki, herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar, okula devam etmeyen 18 yaşından büyük erkek çocuklar ile 25 yaşından büyük erkek üniversite öğrencileri anne-babasından sağlık yardımı alamayacağından dolayı genel sağlık sigortası kapsamında prim ödemek zorunda kalacaktır. Ayrıca kısmi süreli part-time veya çağrı üzerine çalışanlar ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışan sigortalılar da genel sağlık sigortası primini 30 güne tamamlayacaklar.

    Ancak genel sağlık sigortalısı statüsünde olmayanlar ile genel sağlık sigortalılığı ya da genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi statüsü sona eren kişiler, SGK tarafından re’sen tescil edilecekler. Bu kişiler için, gelir testleri sonuçlandırılıncaya kadar prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarı prime esas asgarî kazanç tutarı olarak esas alınarak primleri tahakkuk ettirilecek. Ayrıca, gelir tespitini yaptırmak üzere bir ay içinde vakıflara başvurması gerektiği SGK tarafından re’sen tescil edilen kişilere bildirilecek.

    Başvuru, kişinin Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminde kayıtlı ikametgâhının bulunduğu il veya ilçe idarî sınırları içindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yapılacak.

    Re’sen genel sağlık sigortası tescili yapılan kişilerin gelir testi işlemleri, SGK veya ilgili Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından ailenin yazılı muvafakati alınarak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından sonuçlandırılacak.

    Gelir tespiti yapılması için başvuracak kişiler, gelir tespitine esas teşkil edecek göstergeleri içeren başvuru formu ile müracaat edecekler. Ancak, başvuru işleminin kanunî temsilciler tarafından yapılması hâlinde mahkemeden alınmış karar örneği, vekil tarafından başvuru yapılması hâlinde vekâletname örneği başvuru formuna eklenecek.

    Gelir testine tâbi tutulacak kişinin gelir testini yaptırmak üzere vakfa bizzat yazılı başvurusu esastır. Ancak, kişiye kanunî temsilci atanması durumunda, bu kişi adına başvuru işlemi kanunî temsilcisi, özürlülük ve yaşlılık gibi nedenlerle bizzat başvuruda bulunamayacak olanların ise vekili tarafından yapılacak. Aynı aileden birden fazla kişinin gelir testine tâbi tutulacak kişi olması hâlinde aynı form ile başvuru yapılacak.

    Aynı aile üyelerinden biri veya birkaçı başvuruda bulunsa bile başvuru formunda hanede yaşayan tüm fertlere ait bilgiler yer alacak. Gelir testine tâbi tutulacak kişilerden, aile içinde kişi başına düşen gelirinin asgarî ücretin iki katından fazla olduğunu beyan edenler için gelir testi yapılmaksızın, beyan edilen gelir esas alınarak genel sağlık sigortası tescili yapılacak.

    Gelir tespitinde, aynı hane içinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babadan oluşan aile esas alınacak. Aile bireylerinden birinin veya birkaçının genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi olması, diğer aile bireylerinin genel sağlık sigortalılığı için yapılacak gelir tespitinde esas alınmalarına engel teşkil etmeyecek. Yaşları ne olursa olsun aynı hanede yaşayan evli olmayan çocuklar gelir tespitinde aile içinde değerlendirilecek. Öğrenim nedeniyle geçici olarak aynı hanede yaşamayan yirmibeş yaşını doldurmamış evli olmayan çocuklar, öğrenimleri süresince aile içinde değerlendirilecek. Aynı hanede birden fazla aile yaşaması durumunda her bir aile için ayrı gelir tespiti yapılacak. Gelir testine tâbi tutulacak kişi ile aynı hanede yaşamayan ana ve baba için bakmakla yükümlü olunsa dahi ayrı gelir tespiti yapılacak.

    Kendisine kanunî temsilci atanan kişilerin aynı hanede birlikte yaşadıkları eşi, evli olmayan çocuğu, ana ve babası gelir tespitinde esas alınacak. Burada belirtilen eş, evli olmayan çocuk, ana ve baba dışında, aynı hanede birlikte yaşasalar dahi kanunî temsilcileri gelir tespitinde değerlendirilmeyecek.

    Aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık tutarının tespitinde, puanlama formülünün gelir, harcama ve servet verileri dikkate alınarak geliştirilen gelir tespit ölçütleri kullanılacak. Gelir tespiti yöntemi olarak kullanılacak olan puanlama sisteminde ayrıca aşağıdaki unsurlar dikkate alınacak:

    a) Kişilere ait taşınır ve taşınmazlar ile bunlardan doğan haklar.
    b) Bankaların muvafakati alınmak suretiyle SGK tarafından Bakanlığa sağlanacak olan aile bireylerinin bankalardaki tüm hesaplarına ilişkin bilgiler.
    c) Sürekli olarak alınan nakdî sosyal yardımlar.

    SGK tarafından tebliğ edilen gelir tespiti kararlarına karşı, tebligatın yapıldığı genel sağlık sigortalısınca kararın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde gelir tespitini yapan vakfa yazılı olarak itiraz edilebilecek. İtirazlar, itirazın vakıf kayıtlarına intikal tarihinden itibaren onbeş gün içinde, heyet tarafından karara bağlanarak alınan karar itirazda bulunan genel sağlık sigortalısına ve SGK’ya bildirilecek. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı gerekli gördüğü hâllerde itirazı karara bağlamadan önce vakıf personeline inceleme yaptırabilecek. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının kararlarına itiraz, genel sağlık sigortalılığına ilişkin prim tahakkuk ve tahsilât işlemlerini durdurmaz. İtiraz sonucunda prim ödeme yükümlülüğünde değişiklik olması hâlinde, gerekli iade ve mahsup işlemleri SGK tarafından yapılır.

    Kendisine gelir testi yapılmasını istemeyenler ile genel sağlık sigortası tescilinin yapıldığına dair tebligatın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde gelir testi yapılması yönünde muvafakat vermeyenlerin gelirleri asgarî ücretin iki katı olarak (1.773 TL) kabul edilerek 212.76 TL prim ödeyecekler.

    1 Ocak-30 Haziran 2012 dönemi için aylık GSS primi, aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarına göre;
    1) Asgari ücretin üçte birinin (295.50 TL) altında ise GSS primleri devlet ödeyecek,
    2)Asgari ücretin üçte biri (295.50 TL) ile asgari ücret arasında 295.50 x%12 = 35.46 TL,
    3) Asgari ücret (886.50 TL) ile iki katı arasında ise 886.50x%12=106.38 TL,
    4) Asgari ücretin iki katından (1.773 TL) daha fazla ise, 1.773 x%12 =212.76 TL,

    olacak. Doğum, ölüm, evlenme, boşanma ve benzeri nedenlerle hanedeki aile bireyi sayısının değiştiğinin tespit edilmesi durumunda gelir tespiti yenilenecek. Genel sağlık sigortası tescili yapıldığı tarihten itibaren primi Devlet tarafından ödenenler ile asgarî ücretin üçte biri üzerinden prim ödeyenlerin hane ziyaretleri her yıl yenilenecek. Genel sağlık sigortası tescili yapıldığı tarihten itibaren doksan günde bir aile içindeki bireylere ait veriler sistemde otomatik olarak güncellenecek. Güncelleme sonucu durumunda değişiklik olduğu tespit edilen sigortalıların, tespit edilen aile içindeki kişi başına düşen gelirin aylık tutarına göre ödeyeceği prim miktarı yeniden belirlenecek ve buna göre genel sağlık sigortası tescili yapılacak.

    Kişi Aynı Zamanda Da Bir Ay İçinde Nüfus Sistemindeki Kayıtlı Adresi Neresi İse Oradaki Kaymakamlığa bağlı Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfına Ekteki Formlarla Başvuruda Bulunacak...Yoksa Geliri 2 Asgari Ücret Kabul Edilecek Ve 212 TL GSS Primi Tahakkuk Edecek. Kişi Başı Geliri 2 Asgari Ücret Üzerinde Seçenler Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfına Başvurmayacak.

    Genel Sağlık Sigortası (Gss) Giris Bildirgesi

    Genel Sağlık Sigortası (Gss) Gelir Tespiti BAŞVURU FORMU

    Genel Sağlık Sigortası (Gss) Hane BAŞVURU FORMU


    Saygılarımızla,
    Kurt ve Koçak Danışmanlık
    Eğitim ve Yay. Tic. Ltd. Şti.

    13/01/2012
    Genel Sağlık Sigortasında Eş ve çocukların durumu

    1 Ocak 2012'de yürürlüğe giren zorunlu genel sağlık sigortasında eş ve çocukların durumu farklılık arz ediyor. Sigortalı olarak çalışan, isteğe bağlı sigorta primi ödeyen veya SGK'dan emekli aylığı alan kişilerin kendileri zaten genel sağlık sigortasından yararlanabiliyor. Buna göre sigortalı olarak çalışan, isteğe bağlı sigorta primi ödeyen veya SGK'dan emekli aylığı alan kişilerin;

    -Eşi,

    -18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde mesleki eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış evli olmayan çocukları

    - Yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malul olduğu tespit edilen evli olmayan çocukları,

    - Geçimi sigortalı tarafından sağlanan, her türlü kazanç ve irattan elde ettiği gelirler toplamı yürürlükte bulunan asgari ücretin net tutarından daha az olan ve diğer çocuklarından sağlık yardımı almayan ana ve babası,

    bakmakla yükümlü olunan kişi sayılacaktır. Bunlar herhangi bir prim ödemeyecek. Öğrencilerin anne-babaları üzerinden sağlık yardımı alması için mutlaka aktivasyon yaptırmaları gerekecek. Müstehaklık sorgulamasında öğrenci olmasına rağmen müstehak olmayanlar mutlaka öğrenci belgeleri ile SGK'na başvurmalı ve aktivasyon yaptırmalılar. Örneğin, 22 yaşında üniversite öğrencisi bir erkek çocuğun sağlık yardımı almaya devam etmesi, prim ödemek zorunda kalmaması için okuldan alacağı öğrenci belgesini SGK'na vererek aktivasyon yaptırması gerekiyor.

    Anne-babasına kendi üzerinden sağlık yardımı verilenler endişe ediyor. Bu uygulama devam edecek. Bunda bir değişiklik yok.



    25 yaş üstü prim ödeyecek
    Ancak, eğitime devam etmeyen 18 yaşını bitirmiş erkek çocuklar ile 25 yaşını doldurmuş üniversite öğrencisi erkek çocuklar gelir testine girerek eğer kişi başına 295,50 TL'den fazla gelirleri olursa genel sağlık sigortası primi ödemek zorunda kalacak. Diğer bir deyişle hak sahibi olmayan



    Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları
    Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde ikametleri Türkiye'deki adresleri kayıtlıysa SGK otomatik olarak bu kişileri de genel sağlık sigortası kapsamına koyacak. Ve bunlar da gelir testi sonucuna gire prim ödemek zorunda kalabilecekler. Eğer nüfus müdürlüğünde ikamet adresi yurtdışı olarak düzeltilirse genel sağlık sigortası primi ödemeyecekler.

    12/01/2012
    Çalışma Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yarışması
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünce yürütülen “Çalışma Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi” Eşleştirme Projesi kapsamında, bu konuda iyi uygulama örnekleri olan işyerlerine “Çalışma Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ödülü” verilecektir. Ödül, genel olarak Türkiye’de çalışma hayatı içerisinde toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili konulara daha fazla dikkat çekilmesini ve bu konulara ilişkin hassasiyet oluşturulmasını hedeflemiştir.

    Başvuru dönemi 9–27 Ocak 2012’dir.
    Başvuru koşulları ekte Bilginize Sunulmuştur.Döküman için tıklayın


    Saygılarımızla
    Kurt ve Koçak Danışmanlık

    20/10/2012
    6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası
    Yeni 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası TBMM'de kabul edilmiştir. İşkolu sayısı, 28'den 20'ye düşürülüyor Kabul edilen yasayla, işkolları yeniden belirlendi. İşkolu sayısı, 28'den 20'ye düşürülüyor. ''Avcılık, balıkçılık, tarım ve ormancılık'', ''Gıda sanayi'', ''Madencilik ve taş ocakları'', ''Petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç'', ''Dokuma, hazır giyim ve deri'', ''Ağaç ve kağıt'', ''İletişim'', ''Basın-yayın ve gazetecilik'', ''Banka, finans ve sigorta'', ''Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar'', ''Çimento, toprak ve cam'', ''Metal'', ''İnşaat'', ''Enerji'',''Taşımacılık'', ''Gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk'', ''Sağlık, sosyal hizmetler'', ''Konaklama ve eğlence işleri'', ''Savunma ve güvenlik'' ile ''Genel işler'' olmak üzere 20 işkolu olacak. Sendika üyeliği ve üyelikten çıkmak için noter şartı kaldırılıyor. Bir iş yerinin girdiği işkolunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca yapılacak. Bu tespite karşı 15 gün içinde dava açılabilecek. Mahkeme 2 ay içinde karar verecek, kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay, konuyu 2 ay içinde kesin olarak karara bağlayacak. ''Zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık'' suçlarından birinden mahkumiyeti bulunanlar, sendika kurucusu olamayacak. Sendika kuruculuğunda, fiil ehliyete sahip olmanın yanı sıra fiilen çalışma şartı da aranacak. -Sendika üyeliği- İşçi sendikalarına üye olmak için 16 yaş olan sınır, 15 yaşa indirilecek. Sendikaya üye olmak serbest olacak. Hiç kimse sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacak. İşçi veya işverenler, aynı işkolunda ve aynı zamanda birden çok sendikaya üye olamayacak. Ancak aynı işkolunda ve aynı zamanda farklı işverenlere ait iş yerlerinde çalışan işçiler birden çok sendikaya üye olabilecek. Bir iş yerinde yardımcı işlerde çalışan işçiler de iş yerinin girdiği işkolunda kurulu bir sendikaya üye olabilecek. Sendikaya üyelik, bakanlıkça sağlanacak elektronik başvuru sistemine, e-devlet kapısı üzerinden üyelik başvurusunda bulunulması ve sendika tüzüğünde belirlenen yetkili organın kabulü ile e-devlet kapısı üzerinden kazanılacak. Üyelik başvurusu, sendika tarafından 30 gün içinde reddedilmediği takdirde, kabul edilmiş sayılacak. Haklı bir neden gösterilmeden üyelik başvurusu kabul edilmeyenler, bu kararın kendilerine tebliğinden itibaren 30 gün içinde yetkili mahkemede dava açabilecek. Mahkemenin kararı kesin olacak. Mahkemenin davacı lehine karar vermesi halinde üyelik, red kararının alındığı tarihte kazanılmış sayılacak. Üyelik aidatı, kuruluşların tüzüklerinde belirtilen usul ve esaslara göre genel kurul tarafından belirlenecek. Aidatı kesmeyen veya kesmesine rağmen 1 ay içinde ilgili işçi sendikasına ödemeyen işveren, bildirim şartı aranmaksızın aidat miktarını bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödemekle yükümlü olacak. -Sendika üyeliğinin sona ermesi- Her üye, e-devlet kapısı üzerinden çekilme bildiriminde bulunarak üyelikten ayrılabilecek. E-devlet kapısı üzerinden yapılan çekilme bildirimi, elektronik ortamda eş zamanlı olarak bakanlığa ve sendikaya ulaşacak. Çekilme, sendikaya bildirim tarihinden itibaren 1 ay sonra geçerlilik kazanacak. Çekilenin 1 aylık süre içinde başka bir sendikaya üye olması halinde yeni üyelik, bu sürenin bitiminde kazanılmış sayılacak. Sendika üyeliğinden çıkarılma kararı, genel kurulca verilecek. Çıkarılma kararına karşı üye, 30 gün içinde yetkili mahkemeye itiraz edebilecek. SGK'dan yaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alarak işten ayrılan işçilerin sendika üyeliği sona erecek. Ancak çalışmaya devam edenler ile sendika veya şubelerinin yönetim, denetleme ve disiplin kurallarındaki görevleri sırasında yaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alanların üyeliği, görevleri süresince ve yeniden seçildikleri sürece devam edecek. İşçi kuruluşu ve şubelerinin organlarında görev almak, üyeliği sona erdirmeyecek. İşçi sendikası üyesinin, 1 yılı geçmemek üzere işsiz kalması üyeliğini etkilemeyecek. Herhangi bir askeri ödev nedeniyle silah altına alınan üyenin üyelik ilişkisi, bu süre içinde askıda kalacak. -Uluslararası kuruluşlara üyelik- Kuruluşlar, tüzüklerinde gösterilen amaçlarını gerçekleştirmek üzere uluslararası işçi ve işveren kuruluşlarının kurucusu ve üyesi olabilecek, dış temsilcilik açabilecek. Uluslararası işçi ve işveren kuruluşları, Dışişleri Bakanlığı'nın görüşü alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığı'nın izniyle Türkiye'de temsilcilik açabilecek ve üst kuruluşlara üye olabilecek. KKTC'de faaliyet gösteren işçi ve işveren kuruluşları, Türkiye'de kurulu üst kuruluşlara üye olabilecek. Bir kuruluşun aynı nitelikteki bir kuruluşa katılması halinde, katılan kuruluşun bütün hak, borç, yetki ve çıkarları katıldığı kuruluşa kendiliğinden geçer. -İşçiler arasında ayrım yapamayacak- Yasada, işçi kuruluşu yöneticiliği ve iş yeri sendika temsilciliğinin güvenceleri de düzenleniyor. İşçilerin işe alınmaları; belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, belli bir sendikadaki üyeliği sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri veya herhangi bir sendikaya üye olmaları veya olmamaları şartına bağlı tutulamayacak. İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacak. İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamayacak veya farklı işleme tabi tutulamayacak. İşverenin, fesih dışında aykırı hareket etmesi halinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilecek. Sendikal nedenlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde işçi, dava açma hakkına sahip olacak. Bu durumda işçinin 1 yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilecek. Sendikal tazminat, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmayacak. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiasıyla açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene ait olacak. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlü olacak. Sendikalar, siyasi partilerin ad, amblem, rumuz veya işaretlerini kullanamayacak. Sendikalar ticaretle uğraşamayacak ancak kuruluşlar genel kurul kararıyla nakit mevcudunun yüzde 40'ından fazla olmamak kaydıyla sanayi ve ticaret kuruluşlarına yatırımda bulunabilecek. Kuruluşlar elde ettikleri gelirleri üyeleri ve mensupları arasında dağıtamayacak. Ancak sendikaların grev ve lokavt süresince tüzüklerine göre üyelerine yapacakları yardımlar ile kuruluşların eğitim amaçlı yardımları bu hükmün dışında olacak. -İş yeri sendika temsilcisinin atanması ve görevleri Toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetkisi kesinleşen sendika, iş yerinde işçi sayısı 50'ye kadar ise 1, 51 ile 100 arasında ise en çok 2, 101 ile 500 arasında ise en çok 3, 501 ile bin arasında ise en çok 4, bin 1 ile 2 bin arasında ise en çok 6, 2 binden fazla ise en çok 8 olmak üzere iş yerinde çalışan üyeleri arasından iş yeri sendika temsilcisi atayarak 15 gün içinde kimliklerini işverene bildirecek. Bunlardan biri baştemsilci olarak görevlendirilebilecek. Temsilcilerin görevi, sendikanın yetkisi süresince devam edecek. Sendikalar, kamu kurum ve kuruluşları, siyasi partiler, esnaf ve küçük sanatkar kuruluşlarıyla kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından yardım ve bağış alamayacak. İşçi kuruluşları yurtdışında kurulu işveren ve işveren kuruluşlarından, işveren kuruluşları ise işçi ve işçi kuruluşlarından yardım ve bağış alamayacak. Dış kaynaklardan Bakanlar Kurulu'ndan izin alınmadıkça yardım ve bağış kabul edilemeyecek. Kuruluşlar, yönetim kurulu kararıyla nakit mevcudunun yüzde 10'unu aşmamak ve ilgili bakanlıklara devretmek kaydıyla eğitim, kreş, sağlık, kültür, sanat ve spor tesisleri kurabilecek veya yurtiçi ve yurtdışındaki doğal afet bölgelerine doğrudan veya yetkili makamlar aracılığıyla konut, eğitim ve sağlık tesisleri kurulması amacıyla kamu yararına çalışan dernekler ile kamu kurum ve kuruluşlarına ayni ve nakdi yardımda bulunabilecek. Sendika ve konfederasyonların denetimi, denetleme kurulları tarafından yapılacak. Mali denetimleri, yeminli mali müşavirler yapacak. İşkolu barajı yüzde 10'dan yüzde 3'e; işyeri barajı ise işletmelerde yüzde 50'den yüzde 40'a inecek Bakanlar Kurulu, teşmili yapılacak iş yerinin kurulu bulunduğu işkolunda en çok üyeye sahip sendikanın yaptığı bir toplu iş sözleşmesini, o işkolundaki işçi veya işveren sendikalarının ya da ilgili işverenlerden birinin veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın talebi üzerine, Yüksek Hakem Kurulu'nun görüşünü aldıktan sonra tamamen veya kısmen ya da zorunlu değişiklikleri yaparak, o işkolunda toplu iş sözleşmesi bulunmayan iş yeri veya iş yerlerine teşmil edebilecek. İşkolu barajı yüzde 10'dan yüzde 3'e; işyeri barajı ise işletmelerde yüzde 50'den yüzde 40'a inecek. İşçi sendikası, kurulu bulunduğu iş kolunda çalışan işçilerin en az yüzde 3'ünün üyesi bulunması şartıyla, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek iş yerinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde 40'ının kendi üyesi bulunması halinde toplu iş sözleşmesi yapabilecek. Ayrıca işletmenin toplu iş sözleşmeleri için iş yerlerinin bir bütün olarak dikkate alınması ve yüzde 40 çoğunluğun buna göre hesaplanması şartı aranacak. İşletmede birden çok sendikanın yüzde 40 veya fazla üyesi varsa, başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olacak. Bir işveren sendikası, üyesi işverenlere ait iş yeri veya iş yerleri, sendika üyesi olmayan bir işveren ise kendi iş yeri veya iş yerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olacak. Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde 3'ünün tespitinde, bakanlıkça her yıl ocak ve temmuz aylarında yayımlanan istatistikler esas alınacak. Bu istatistiklerde, her bir işkolundaki toplam işçi sayısı ile işkollarındaki sendikaların üye sayıları yer alacak. Yayımlanan istatistik, toplu iş sözleşmesi ve diğer işlemler için yeni istatistik yayımlanıncaya kadar geçerli olacak. Yetki belgesi almak üzere başvuran veya yetki belgesi alan işçi sendikasının yetkisini, daha sonra yayımlanacak istatistikler etkilemeyecek. Yayımından itibaren 15 gün içinde itiraz edilmeyen istatistik kesinleşecek. İstatistiğin gerçeğe uymadığı gerekçesiyle bu süre içinde Ankara İş Mahkemesi'ne başvurulabilecek. Mahkeme bu itirazı 15 gün içinde sonuçlandıracak. Mahkemece verilen karar ilgililerce veya Bakanlıkça temyiz edilebilecek. Yargıtay temyiz talebini 15 gün içinde kesin olarak karara bağlayacak. Bakanlık, yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan işçi bildirimlerini esas alacak. -Yetki tespiti için başvuru- Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası, bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini isteyecek. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini talep edebilecek. Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, iş yeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene 6 iş günü içinde bildirecek. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde 3'ünden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamayacak. Sigortalılığın başlangıcıyla sona ermesine ilişkin bildirimlerin yasal süresi içinde SGK'ya yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmayacak. İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması halinde itiraz incelenmeksizin reddedilecek. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme 6 iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlayacak. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verecek ve karar temyiz edildiği takdirde, Yargıtay tarafından 15 gün içinde kesin olarak karara bağlanacak. Kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, 6 iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilecek. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde 3'ünü üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirecek. Mahkeme davayı 2 ay içinde sonuçlandıracak. İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durduracak. Arabulucunun görevi kendisine yapılacak bildirimden itibaren 15 gün sürecek. Bu süre tarafların anlaşması ile en çok 6 iş günü uzatılabilecek. Arabuluculuk süresinin sonunda anlaşma sağlanamamışsa, arabulucu 3 iş günü içinde uyuşmazlığı belirleyen bir tutanak düzenleyip uyuşmazlığın sona erdirilmesi için gerekli gördüğü önerileri de ekleyerek görevli makama sunacak. Görevli makam, tutanağı en geç 3 iş günü içinde taraflara tebliğ edecek. -Yüksek Hakem Kurulu'na ve özel hakeme başvuru- Grev oylaması sonucunda grev yapılmaması yönündeki kararın kesinleşmesinden itibaren 6 iş günü içinde işçi sendikası; grev ve lokavtın yasak olduğu uyuşmazlıklarda tutanağın tebliğinden ya da erteleme süresinin uyuşmazlıkla sonuçlanması halinde sürenin bitiminden itibaren taraflardan biri 6 iş günü içinde Yüksek Hakem Kurulu'na başvurabilecek. Aksi takdirde işçi sendikasının yetkisi düşecek. Kurulun kararları kesin ve toplu iş sözleşmesi hükmünde sayılacak. Taraflar anlaşarak toplu hak veya çıkar uyuşmazlıklarının her safhasında özel hakeme başvurabilecek. Toplu iş sözleşmesine, taraflardan birinin başvurması üzerine özel hakeme gidileceğine dair hükümler konulabilecek. Toplu iş sözleşmesinde aksine hüküm yoksa, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun özel hakeme ilişkin hükümleri uygulanacak. Toplu hak uyuşmazlıklarında özel hakem kararları genel hükümlere tabi olacak. Toplu çıkar uyuşmazlıklarında taraflar özel hakeme başvurma hususunda yazılı olarak anlaşma yaparlarsa, bundan sonra arabuluculuk, grev ve lokavt, kanuni hakemlik hükümleri uygulanmayacak. Toplu çıkar uyuşmazlıklarında özel hakem kararları toplu iş sözleşmesi hükmünde olacak. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar anlaşarak özel hakem olarak Yüksek Hakem Kurulu'nu da seçebilecek. -Yorum ve eda davasında faiz- Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıklarda sözleşmenin taraflarınca yetkili mahkemede dava açılabilecek. Mahkeme en geç 2 ay içinde karar verecek, kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay uyuşmazlığı 2 ay içinde kesin karara bağlayacak. Toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında temerrüt tarihinden itibaren işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanacak. Yüksek Hakem Kurulu'nun yapısı, çalışma esasları yeniden belirleniyor. Kurul, Yargıtay'ın bu düzenlemeden doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevli dairelerin başkanlarından en kıdemli olanın başkanlığında üçlü temsile dayalı olarak 8 üyeden oluşacak. Kurul başvuru dilekçesinin alındığı günden başlayarak 6 iş günü içinde başkan ve en az 5 üyenin katılımı ile toplanacak. -Grev ve lokavt- Grev kararı, uyuşmazlık tutanağının tebliği tarihinden itibaren 60 gün içinde alınabilecek ve bu süre içinde 6 iş günü önceden karşı tarafa bildirilecek tarihte uygulamaya konulabilecek. Bu süre içinde, grev kararının alınmaması veya uygulanacağı tarihin karşı tarafa bildirilmemesi halinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi düşecek. Uyuşmazlığın tarafı olan işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren, grev kararının kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde lokavt kararı alabilecek ve bu süre içinde 6 iş günü önceden karşı tarafa bildirilecek tarihte uygulamaya koyabilecek. Bildirilen tarihte başlamayan grev hakkı veya lokavt düşecek. Süresi içinde grev kararı uygulamaya konulmamışsa ve alınmış bir lokavt kararı da yoksa veya lokavt da süresi içinde uygulanmaya konulmamışsa yetki belgesinin hükmü kalmayacak. Grup toplu iş sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıklarda grev kararı, uyuşmazlığın kapsamındaki iş yerlerinin bir kısmı için alınmış olsa dahi lokavt kararı uyuşmazlığın kapsamındaki başka iş yerleri için de alınabilecek. Kanuni grev kararı alınan bir uyuşmazlıkta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, uyuşmazlığın çözümü için bizzat arabuluculuk yapabileceği gibi bir kişiyi de arabulucu olarak görevlendirebilecek. Saygılarımızla

    30/12/2011
    Nasrettin hoca fıkrası değil, SGK uygulaması..
    Dr. Resul KURT / DÜNYA GAZETESİ
    Bir gün, Nasrettin Hoca komşusundan büyükçe bir kazan alır. Kazanın işi bittikten sonra, içine bir tencere koyarak komşusuna geri verir... Kazanın içindeki tencereyi gören komşusu merakla sorar:

    - Hocam, bu da ne böyle?

    Hoca, gayet ciddi cevap verir:

    - Komşu senin kazan doğurdu, bu küçük tencere de senin kazanın yavrusu, der...

    Bu durumdan memnun olan komşusu, kazanı ve içindeki tencereyi sevinerek alır... Aradan biraz zaman geçtikten sonra Hoca yine komşusundan kazanı ister ve alır... Ancak bu sefer aldığı kazanı bir türlü vermek istemez. Günlerden bir gün komşusu dayanamayarak Hoca'dan kazanını geri ister.

    - Hocam bizim kazan ne oldu?

    Hoca, üzgün bir şekilde;

    - Kazan sizlere ömür komşu, sizin kazan öldü, der... Bu duruma iyice şaşıran komşusu,

    - Aman Hocam şaka yapıyorsun herhalde... Hiç kazan ölür mü?

    Hoca yine aynı ciddiyetle,

    - Elbette ölür, der...

    Komşusu,

    - "Hocam hiç kazan ölür mü?", deyince Hoca, sinirlenir:

    - Komşu, sen kazanın doğurduğuna inanıyorsun da, öldüğüne niçin inanmıyorsun, diye çıkışır...

    Bir çok uygulaması Nasrettin hoca fıkrasını aratmayan SGK'da da öyle bir uygulama var ki, tıpkı bu fıkrayı çağrıştırıyor.

    Sigortasız işçi çalıştırılmasını önlemek için 2000 yılından bu yana SGK kapsamındaki sigortalıların, çalıştırılmaya başlanması halinde "herhangi bir istisna kapsamına girmeyen sigortalıların, işe başlatılmadan en az bir gün önce" sigortalı işe giriş bildirgesiyle SGK'na bildirilmesi gerekmektedir.

    Bunda bir yanlışlık yok elbette. Kayıtdışını önlemek için bu tür önlemlerin alınması son derece doğrudur. Ancak konuyu Nasrettin hocalık yapan SGK'nın bundan sonraki uygulamaları.

    Bir işyeri, işe aldığı işçisini işe başlatmadan en az bir gün önce sigortalı yapıyor. Ancak ertesi gün işçi işe gelmiyor. Dolayısıyla işçinin işe giriş bildirgesi verilmiş ama işe başlamaması söz konusu oluyor. Bu durumda da işveren internet üzerinden işe giriş bildirgesini iptal edemiyor.

    Dolayısıyla işe gelmeyen kişi için SGK'na bir dilekçe ile başvuruyor ve ilgili kişinin iş başı yapmadığını işe giriş bildirgesinin iptal edilmesini istiyor. SGK müdürlüğü de, işveren başvurusunu dilekçesini aldıktan sonra, zaten gereksiz ve lüzumsuz bir ton iş yüküne boğulmuş az sayıdaki Denetmene işyerini bu nedenle teftiş etme görevi veriyor. Denetmenlere "işyerine git, işveren işe girişi yapmış ama şimdi de işe gelmediğini söylüyor. Acaba "işveren bir dolandırıcılık mı yapıyor, işyerinde bir filim mi çevriliyor" gidip denetleyin diyor.

    Yani SGK işçisini sigortalı yapınca işverene inanıyor, işçi işe gelmedi deyince de inanmıyor. Denetmene müfettişe kontrole gönderiyor. Kazanın doğurduğuna inanan SGK öldüğüne inanmıyor. Nasıl, tıpkı Hoca Nasrettin fıkrası gibi değil mi?

    Art niyetli olan, sigortasız işçi çalıştıran zaten SGK'na hiç bildirmiyor. Çoğunun ne vergi kaydı var, ne de SGK bildirimi yapılıyor. Buralara denetimi yoğunlaştıracaklarına, sahte işyerlerini mercek altına alıp burada yapılan milyarlarca liralık usulsüzlükleri nasıl önleyeceklerine kafa yoracaklarına, işini düzgün yapan kümesteki işyerlerini basit konular için denetliyorlar.

    İşverene nasıl şifreyle işe girişi yaptırtıyorsan ve buna inanıyorsan, gelmedi dediğinde de inanacaksın ve e-bildirge sisteminde işe giriş iptali yaptırmaya izin vereceksin. Denetmenleri de eften püften işler için kullanmayıp, kayıtdışını önlemeye yönelik sistemli ve programlı işler yaptıracaksın. Yapılacak iş bu kadar basit.

    13/02/2012
    Yeni Türk Ticaret Kanunu ile neler değişiyor?
    Her hafta Cumartesi günleri 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyebileceğiniz ve Sosyal Güvenlik, İş Hukuku, Ticaret Hukuku, Vergi Hukuku ve Çalışma Hayatına ilişkin konuların ele alındığı “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı”nda 4 Şubat 2012 cumartesi günü çalışanların son günlerin çok konuşulan konularından birisi olan Yeni Türk Ticaret Kanunu konusu ele alınacak.

    Prof. Dr. Cemal İbiş ve Dr. Bumin Doğrusöz hocaların konuk olarak katılacağı programda;
    - Türk Ticaret Kanunu’nun değiştirilmesine neden ihtiyaç duyulmuştur?
    - Yeni TTK’ya uyum aşamasında dikkat edilmesi gereken tarihler nelerdir?
    - Türk Ticaret Kanunu ile getirilen yenilikler nelerdir?
    - TTK ile getirilen denetim hangi şirketleri kapsıyor?
    - Şirket yöneticilerine hapis mi geliyor?
    - Defter kapanışları nasıl yapılacak?
    - TTK ile nasıl bir düzen getirilmesi amaçlanıyor?
    - Tek kişilik şirketler nasıl işleyecek?
    - Yönetim Kurulu üyelerinin yükümlülükleri neler olacak?

    gibi sorulara cevaplar aranacak. neler olduğu konuşulacak.

    İş Kanunu, sosyal güvenlik reformu, kıdem ve ihbar tazminatı, emeklilik, yıllık izin, iş kazası ve sağlık yardımları, çalışanların doğum ve diğer hakları ile vergi hukuku, ticaret hukuku, iş hukuku ve sosyal güvenliğin bütününü içeren konuları ele alan ve izleyici sorularına cevap verilen “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı” Her hafta Cumartesi günleri 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

    İnteraktif olan programa, soru@ulketv.com.tr elektronik posta adresine de sorularınızı, yorumlarınızı gönderebilirsiniz.

    26/12/2011
    SGK kaş yapayım derken göz çıkartıyor.


    Resul KURT / DÜNYA GAZETESİ

    info@resulkurt.com


    Kayıtdışı istihdamın ülkemizdeki en önemli sorunlardan birisi olduğunda sanırım herkes hemfikirdir. Kayıtdışı istihdamı bitirmek veya en azından bir nebze azaltmak için kayıtdışı istihdamla mücadele konusunda 2008 yılından itibaren bazı işlemlerin takibine başlamıştır. Bu çerçevede portör muayenelerine, kimlik bildirim kanuna göre yapılan bildirimlere, çeşitli kurumların bilgi ve belgelerinin kullanılmasıyla kayıtdışı işçi çalıştıran işyerleri engellenmeye çalışılıyor.

    Elbette ki bu takip, kayıtdışı çalışmayı azaltmak için önemli bir etkide bulunacaktır. 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 126'ncı maddesinde; "Yenilecek ve içilecek şeyler satan veya veren işler ile sıhhi müesseselerde çalışanların bulaşıcı hastalık taşıyıcılığı yönüyle belli periyotlarda kendilerini muayene ettirerek sıhhi rapor alma mecburiyetlerinin bulunması" hükmüne istinaden, portör muayene çizelgelerine TC Kimlik Numaraları da kaydedilerek düzenlenen listelerin, SGK'ya manuel ya da bilgisayar ortamında gönderilebilmesi sağlanmıştır.

    Portör muayenesi ilk defa işe başlamadan önce yapıldığı gibi, çalışma sırasında belli periyotlarda da yapılmaktadır. İlk defa işe başlamak için yapılan portör muayenelerinden sonra fiilen çalışmaya başlanmadığı durumlar da olabilmektedir. Ayrıca bazen de, işçi portör muayenesi yaptırılan işyerlerinin adını bilerek yanlış vermekte ve bundan haberi olmayan bir işyerine de ceza uygulanabilmektedir.

    Esasen portör muayene raporları için sorgulama yapılırken, portör muayenelerinin yapıldığı tarihler dikkate alınarak sorgulama yapılması esas olmakla birlikte, işe başlamadan önce portör muayenesinin yapıldığı ve aradan belli bir süre geçtikten sonra çalışmaya başlandığı hususunun da dikkate alınması gerektiği SGK genelgesi ile duyurulmuştur.

    Portör muayene tarihi ile işe giriş tarihi arasında bir aydan fazla bir süre olması durumunda ise, kişinin kayıtlı olduğu tespit edilmekle birlikte, gerçek işe başlama tarihinin tespiti için işverenle yazışma yoluna gidileceği öngörülmüştür.

    Ancak SGK müdürlükleri yazışma yaparak vakit kaybetmek yerine, kendisini hakim yerine koyup hemen para cezasını kesip gönderiyor. Tabi hemen SGK sistemine borç olarak kaydedildiği için beş puan indiriminden de yararlandırılmıyor. Yahu, bu ne hukuksuzluk. Para cezası hemen tahakkuk edip, sisteme borç girilebilir mi? Önce tahakkuk ettirip işverene tebliğ edilmesi, 15 günlük itiraz süresi geçtikten ve kesinleştikten sonra ancak sisteme borç olarak girilebilmesi mümkün. Daha itirazını bile almadan, bırakın itirazı işverene tebliğ dahi edilmeden deli dumrul cezalarını borç kaydediyorlar.

    Allah aşkına, şu SGK'da her daire başkanlığına hukuktan anlayan, en azından hukukun temel kavramlarını okumuş şube müdürleri görevlendirin de bu kadar hukuksuzluk olmasın.

    İşte bir yanda kayıtdışı ile mücadele edelim derken, öbür yanda haksız yere işverenlere para cezaları ve bir yıllık beş puan prim indirimi yasağı getirilmekte, ayrıca çalışmayan bir kişiye hizmet verilmektedir. Yani, SGK bir yanda iyiniyetli olarak portör muayenesi yaptırıp sigortasız çalıştırılan kişilerin yakalayarak kaş yapmak isterken, öbür yanda da iş başvurusu yapıp evraklarını tamamlamak için işyerinden ayrılan ve bu arada portör muayenesini de yaptırıp çalışmaktan vazgeçen kişilerin fiilen çalışmaya başlamadıkları için işe girişleri yapılmadığından dolayı bir dünya para cezası uygulanıp, işverenlerin gözünü çıkartıyor.

    Burada hem kayıtdışını önlemek ve hem de haksız yere ceza uygulamamak isteniyorsa bazı emniyet subapları getirilmelidir. Kişinin daha önce portör raporu alıp, aynı işyeri için yeniden portör raporu alınacaksa bu kayıtdışı çalıştırılmaya karine olabileceği gibi, portör raporlarının posta ile işverene gönderilmesi de bir diğer önleyici uygulama olabilir.

    Portör raporlarıyla ilgili yukarıda belirttiğimiz üzere SGK uygulama değişikliğine giderek portör muayenesi yaptıran kişilerin çalışmadıklarının işveren tarafından beyan edilmesi halinde (SGK tarafından aksine tespit yoksa) işveren beyanına itibar edilmelidir.

    Yoksa SGK'nın haksız ve hukuksuz olarak uyguladığı deli dumrul cezalar can yakmaya devam edip esnafı, tüccarı mağdur edecek.

    SGK'nın bu şekilde çok sayıda hatalı ve yanlış uygulaması var. Ancak köşemiz bugünlük ancak bu kadarına izin veriyor. Yeri ve zamanı geldiğinde şüphesiz hepsini yazacağız. Özellikle işe giriş bildirgesi verilip ertesi gün çalışmaya gelmeyenlerden doğan mağduriyeti de haftaya yazacağız.

    21/12/2011
    AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

    21 Aralık 2011 ÇARŞAMBA

    Resmî Gazete

    Sayı : 28149

    TEBLİĞ

    Türkiye Barolar Birliği Başkanlığından:

    AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

    GENEL HÜKÜMLER

    Konu ve kapsam

    MADDE 1 – (1) Bütün hukuki yardımlarda avukat ile iş sahipleri arasında geçerli ücret sözleşmesi yapılmamış olan veya avukatlık ücretinin kanun gereği karşı tarafa yükletilmesi gereken durumlarda, Avukatlık Kanunu ve bu Tarife hükümleri uygulanır. Bu Tarifede belirlenen ücretlerin altında avukatlık ücreti kararlaştırılamaz. Aksine yapılan sözleşmelerin ücrete ilişkin hükümleri geçersiz olup, ücrete ilişkin olarak bu Tarife hükümleri uygulanır.

    Avukatlık ücretinin kapsadığı işler

    MADDE 2 – (1) Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez.

    (2) Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay ve Sayıştay’da temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde itirazen görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.

    Avukatlık ücretinin aidiyeti, sınırları ve ortak veya değişik sebeple davanın reddinde davalıların avukatlık ücreti

    MADDE 3 – (1) Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur.

    (2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.

    Birden çok avukat ile temsil

    MADDE 4 – (1) Aynı hukuki yardımın birden çok avukat tarafından yapılması durumunda, karşı tarafa bir avukatlık ücretinden fazlası yükletilemez.

    Ücretin tümünü hak etme

    MADDE 5 – (1) Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.

    Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret

    MADDE 6 – (1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur.

    Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret

    MADDE 7 – (1) Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.

    (2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.

    (3) Kanunlar gereği gönderme, yeni mahkemeler kurulması, işbölümü itirazı nedeniyle verilen tüm gönderme kararları nedeniyle görevsizlik, gönderme veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmedilmez.

    Karşılık davada, davaların birleştirilmesinde ve ayrılmasında ücret

    MADDE 8 – (1) Bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunur.

    Nafaka, kira tespiti ve tahliye davalarında ücret

    MADDE 9 – (1) Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, vekalet ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.

    (2) Nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez.

    Manevi tazminat davalarında ücret

    MADDE 10 – (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.

    (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.

    (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.

    (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.

    İcra ve iflas müdürlükleri ile icra mahkemelerinde ücret

    MADDE 11 – (1) İcra ve İflas Müdürlüklerindeki hukuki yardımlara ilişkin avukatlık ücreti, takip sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün işlemlerin karşılığıdır. Konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Şu kadar ki asıl alacak miktarı 1.666,66 TL’ye kadar olan icra takiplerinde avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra dairelerindeki takipler için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.

    (2) Aciz belgesi alınması, takibi sonuçlandıran işlemlerden sayılır. Bu durumda avukata tam ücret ödenir.

    (3) İcra mahkemelerinde duruşma yapılırsa Tarife gereğince ayrıca avukatlık ücreti hükmedilir. Şu kadar ki bu ücret, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün iki ve üç sıra numaralarında gösterilen iş ve davalarla ilgili hukuki yardımlara ilişkin olup, Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek avukatlık ücreti bu sıra numaralarında yazılı miktarları geçemez.

    (4) Tahliyeye ilişkin icra takiplerinde bir yıllık kira bedeli tutarı, Nafakaya ilişkin icra takiplerinde nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden, icra mahkemelerinde açılan istihkak davalarında üçüncü kısım gereğince hesaplanacak ücretlere hükmolunur.

    (5) Borçlu itiraz süresi içerisinde borcunu öderse tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir. Maktu ücreti gerektiren işlerde de bu hüküm uygulanır.

    Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret

    MADDE 12 – (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.

    (2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.

    Ceza davalarında ücret

    MADDE 13 – (1) Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.

    (2) Ceza hükmü taşıyan özel yasa, tüzük ve kararnamelere göre yalnız para cezasına hükmolunan davalarda tarifeye göre belirlenecek avukatlık ücreti hükmolunan para cezası tutarını geçemez.

    (3) CMK 141 ve devamı maddelerine göre tazminat için Ağır Ceza Mahkemelerine yapılan başvurularda, Tarifenin üçüncü kısmı gereğince avukatlık ücretine hükmedilir. Şu kadar ki, hükmedilecek bu ücret ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sıra numarasındaki ücretten az olamaz.

    (4) Çocuk mahkemelerinde görülen davalarda, asliye ceza; çocuk ağır ceza mahkemelerinde görülen davalarda da ağır ceza mahkemeleri için Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde öngörülen maktu ücretlere ilişkin hükümler uygulanır.

    (5) Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.

    Danıştay’da, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret

    MADDE 14 – (1) Danıştay’da ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri genel kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde davaya cevap verme sürelerinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir.

    (2) Şu kadar ki, dilekçelerin görevli mercie gönderilmesine veya dilekçenin reddine karar verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmolunmaz.

    (3) Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülen dava ve işlerde de yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümler uygulanır.

    Uzlaşma tutanağının hazırlanmasında ücret

    MADDE 15 – (1) Avukatlık Kanununun 35/A maddesinde sözü edilen uzlaşma tutanağının hazırlanmasında, konusu itibarıyla görevli mahkemeler için, bu Tarifenin ilgili kısımlarında belirlenen ücretin 1/2 si uygulanır.

    Tahkimde ücret

    MADDE 16 – (1) Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda da bu Tarife hükümleri uygulanır.

    İş takibinde ücret

    MADDE 17 – (1) Bu Tarifeye göre iş takibi; yargı yetkisinin kullanılması ile ilgisi bulunmayan iş ve işlemlerin yapılabilmesi için, iş sahibi veya temsilci tarafından yerine getirilmesi kanunlara göre zorunlu olan iş ve işlemlerdir.

    (2) Tarifede yazılı iş takibi ücreti bir veya birden çok resmi daire, kurum veya kuruluşça yapılan çeşitli işlemleri içine alsa bile, o işin sonuçlanmasına kadar yapılan bütün hukuki yardımların karşılığıdır.

    Dava vekili ve dava takipçileri eliyle takip olunan işlerde ücret

    MADDE 18 – (1) Dava vekilleri tarafından takip olunan dava ve işlerde de bu Tarife uygulanır.

    (2) Dava takipçileri tarafından takip olunan dava ve işlerde bu Tarifede belirtilen ücretin 1/4 ü uygulanır.

    Tarifede yazılı olmayan işlerde ücret

    MADDE 19 – (1) Tarifede yazılı olmayan hukuki yardımlar için, işin niteliği göz önünde tutularak, Tarifedeki benzeri işlere göre ücret belirlenir.

    Uygulanacak tarife

    MADDE 20 – (1) Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.

    Yürürlük

    MADDE 21 – (1) Bu Tarife yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

     

     

    Ekleri için tıklayınız.

     


    17/11/2011
    Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

    17 Kasım 2011 PERŞEMBE

    Resmî Gazete

    Sayı : 28115

    TEBLİĞ

    Maliye Bakanlığından:

    Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

    (Sıra No: 410)

    Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasında “Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Üretici Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu oran Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilir.” hükmü yer almaktadır.

    Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2011 yılı için % 10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilmiştir.

    Bu oran, aynı zamanda 2011 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır.

    Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış olan tebliğler de yürürlükte bulunmaktadır.

    Tebliğ olunur.


    10/11/2011
    Sendikalara örgütlenme kolaylığı geliyor
    Perşembe günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in çalışma hayatındaki gündeme ilişkin değerlendirmelerini yazmıştım.

    Özellikle önümüzdeki günlerdeki en önemli gündem maddelerinden birisi sendikalar yasası ve toplu iş mevzuatına ilişkin değişiklikler olacak. Uzun bir süreden beri üzerinde çalışılan Toplu İş İlişkileri Kanun tasarısı çıkıyor. Tasarı 84 madde olacak. Konuyla ilgili sendikalar ve sosyal taraflarla görüşmelerde, yüzde 100 olmasa bile, önemli oranda mutabakat sağlandı.

    Toplu İş İlişkileri Kanunu’nun 15 Ocak 2012 tarihine kadar yasalaşması bekleniyor. Yasalaşması halinde birden çok işverene ait ve aynı işkolunda faaliyet gösteren işyerlerinde tek bir toplu iş sözleşmesi yapılması mümkün olacak. İşkolu sayısı 28’den 18’e inecek.

    Yüzde 10 barajı kalkıyor
    Yine sendikal örgütlenme önündeki en büyük engellerden birisi olan yüzde 10 barajı idi. İki türlü baraj vardı: birinci Türkiye genelinde yüzde 10’luk işkolu barajı ve ikinci olarak işyerinde yüzde 50+1 işyeri ve işletme barajı. Bunun yerine Türkiye genelinde yüzde 0,5’lik işkolu barajı ve ikinci olarak işyerinde yüzde 40 işyeri ve işletme barajı gelecek.

    Üyelik yaşı 15’e iniyor
    Mevcut uygulamada sendika üyelik yaşı 16 yaşın doldurulması olarak düzenlenmiş durumda. Yeni Toplu İş İlişkileri Kanunu’nda yaş şartı İş Kanunu’na paralel olarak 15’e iniyor; işçi olan sendika üyesi de olabilecek.

    İşten ayrılana sendika üyeliği
    İşten ayrılanların sendika üyeliği mevcut yasada yoktu. Yeni tasarıda işçi işsiz kaldığında dahi sendika üyeliği 1yıl devam edebilecek.

    Sendikaların sorumluluğu
    Mevcut düzenlemede sendika yöneticileri suç işlendiğinde sendika tüzel kişiliği sorumlu tutuluyordu. Cezaların şahsiliği ilkesi gereği, suç işleyen yönetici sorumlu tutulması öngörülüyor.

    Sendika kuruculuk koşulları
    Sendika kuruculuk koşulları yeniden belirleniyor. Yeni tasarıya göre;
    - Sendika kurucusunun fiilen çalışmasına gerek yok,
    - Yabancılarda Sendika kurucusu olabilecek,
    - Türkçe okur-yazar olmasına gerek yok.

    Sendika medya kurabilecek
    Mevcut uygulamada sendikalar radyo ve TV kuramıyor. Yeni düzenleme ile bu yasak kalkıyor. Tüzüklerine uygun olması halinde radyo ve TV kurma serbest oluyor.

    e-devletten sendika üyeliği
    Sendika üyelik ve üyelikten çekilmede, noter şartı aranıyordu. Bu şartlar Kalkıyor. Üye olma ve üyelikten ayrılma artık elektronik ortamda yapılacak.(e-devlet)

    Birden çok sendikaya üyelik
    Mevcut uygulamada, işçi birden fazla işyerinde çalışsa da aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üyelik mümkün değildi. 12 Eylül referandumuyla bu yasak kalktı. Anayasa değişikliği kanuna yansıtılıyor. Aynı işkolunda birden fazla işyerinde çalışan işçi farklı sendikalara üye olabilecek.

    Sendikaların denetimini bağımsız denetçiler yapacak (yeminli mali müşavirler).

    Dr. Resul KURT

    info@resulkurt.com

    www.resulkurt.com

    06/11/2011
    Kamu İktisadi Teşebbüslerinde 2011 Yılında Uygulanacak Ücretlendirme Tespitine İlişkin Tebliğ

    3 Kasım 2011 PERŞEMBE

    Resmî Gazete

    Sayı : 28104

    YÖNETMELİK

    Devlet Personel Başkanlığından:

    KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİNDE 2011 YILINDA UYGULANACAK

    ÜCRETLERİN TESPİTİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

    (TEBLİĞ NO: 2011/2)

    Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamı dışında kalan kapsam dışı ve sözleşmeli personel ile bu kuruluşlar ve iştiraklerinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, denetim ve tasfiye kurulu üyeleri ile denetçilerine 2011 yılında uygulanacak ücretlerin tespitine ilişkin 21/10/2011 tarihli ve 2011/T-20 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı ilişiktedir.

    Tebliğ olunur.

     

     

    YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI

     

    Sözleşmeli personel temel ücretleri

    MADDE 1 – (1) 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı cetvele dahil pozisyonların, temel ücret grupları itibariyle en düşük ve en yüksek temel ücretleri (EK-I)’de gösterildiği şekilde tespit edilmiştir.

    (2) Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı cetvele dahil pozisyonlarda çalışan sözleşmeli personelin temel ücretleri %  4,22 oranında artırılmıştır.

    (3) Sözleşmeli personelin temel ücretleri (EK-I)’deki en yüksek temel ücretleri aşamaz ve sözleşme ücret tavanı ilk yarı yıl için 3.252-TL’yi, ikinci yarı yıl için ise 3.252-TL’ye 7’nci maddedeki artış oranının uygulanmasıyla bulunacak tutarı geçemez.

    Sözleşmeli ve kapsam dışı personel ücretleri

    MADDE 2 – (1) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 9 ve ek 1’inci maddelerine tabi kuruluşlarla, bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalan kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında (haklarında özelleştirme kararı alınanlar dahil) çalışan sözleşmeli ve kapsam dışı personelin ücretleri % 4,22 oranında artırılmıştır.

    (2) Sözleşmeli ve kapsam dışı personele; aylık ücret, her türlü sosyal yardımlar, zam, tazminat, ödenek, vekalet ücreti, temettü, prim, ikramiyelerden bir aya isabet eden miktar ve diğer adlar altında yapılan ödemelerin (yönetim kurulu üyeliği ücreti ve ek ödemesi, harcırah, doğum ve ölüm yardımları hariç) brüt aylık ortalaması,

    a) Hiç bir şekilde 1.278-TL’den düşük,

    b) TPAO ve BOTAŞ Genel Müdürlüklerinde; genel müdürler için 7.601-TL’den, diğer personel için 6.346-TL’den yüksek,

    c) TEMSAN, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’de; genel müdürler için 6.611-TL’den, diğer personel için 4.961-TL’den yüksek,

    ç) Diğer kuruluşlarda; genel müdürler için 5.949-TL’den, diğer personel için 4.363-TL’den yüksek olamaz.

    (3) Kuruluşlarda 854 sayılı Deniz İş Kanununa tabi çalışan personelden kaptan/başmühendis ile uzakyol kaptan/başmühendis ehliyetli bakım, onarım, donatım enspektörler grubunun ücret ve diğer haklarında gerekli düzenlemeleri yapmaya, ilgili kuruluş veya bakanlığın teklifi üzerine Devlet Personel Başkanlığı yetkilidir.

    Yönetim ve denetim kurulu ücretleri

    MADDE 3 – (1) Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu başkan ve üyelerine 1.785-TL, tasfiye kurulu üyeleri ile bağlı ortaklık denetçilerine burada belirlenen ücretin  3/4’ü tutarında net aylık ücret verilir. Bu kuruluşların yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetçilerine, 15 Ocak ve 15 Temmuz tarihlerinde birer aylık ücret tutarında ek ödeme yapılır. Bu aylık ücret ve ek ödemenin her türlü vergi ve kesintileri ilgili kuruluş tarafından karşılanır.

    (2) Devletin, kanunla kurulmuş kamu kuruluşlarının, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve bağlı ortaklıklarının iştiraklerinde, bunları temsilen yönetim, denetim ve tasfiye kurullarında görev alanlara ücret, prim, ikramiye, temettü ve sair adlar altında yapılacak ödemelerin yıllık net tutarı; 1’inci fıkrada belirlenen miktarın yönetim kurulunda görev alanlar için 14 katını, denetim ve tasfiye kurullarında görev alanlar için 14 katının 3/4'ünü aşamaz.

    (3) İştirak genel kurullarınca, ücret, prim, ikramiye, temettü ve sair adlarla 2’nci fıkrada belirtilen miktarlardan daha yüksek ödeme yapılması kararlaştırıldığı takdirde, aşan kısım iştirakler tarafından ilgililere ödenmeyerek temsil ettikleri kuruluşa yatırılmak suretiyle irat kaydettirilir.

    (4) Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetçilerinin, teşebbüs yönetim kurulunun muvafakatı ile teşebbüs veya bağlı ortaklığın iştiraklerinde yönetim, denetim veya tasfiye kurullarında görev almaları halinde tahakkuk edecek ücret, temettü, prim ve sair hakları temsil olunan kuruluşa ödenir.

    (5) Özelleştirme kapsam ve programında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetçilerine, bu kuruluşların sermayesindeki kamu payı % 50’nin altına düşünceye kadar 1’inci fıkradaki hükümler, bunların iştirakleri hakkında da 2, 3 ve 4’üncü fıkralarda yer alan hükümler uygulanır. Ancak, özelleştirme kapsam ve programında olup hisseleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören kuruluşların kamu personeli olmayan yönetim kurulu başkanlarına, 1’inci fıkrada belirlenen aylık ücretin 3 katı tutarında net aylık ücret ödenir.

    (6) Yönetim, denetim ve tasfiye kurulu başkan ve üyeleri ile denetçilerin ücretleri her ayın onbeşinde peşin ödenir. Ay ve dönem içinde göreve başlayanlara ücret ve ek ödemenin çalışma günlerine tekabül eden tutarı ödenir. Emeklilik ve ölüm hali hariç olmak üzere görevden ayrılma halinde ücret ve ek ödemenin çalışılmayan günlere tekabül eden tutarı geri alınır.

    (7) Yönetim kurulu başkan ve üyeleri, denetim ve tasfiye kurulu üyeleri ile denetçilerden, başka bir iş veya yerde geçici görevlendirilmeleri sebebiyle bu görevlerini fiilen yürütmeleri mümkün olmayanlar ile burada belirtilen görevlerinden uzaklaştırılanlara ücret ve ek ödeme ödenmez. Yönetim kurulu başkanlığı ve üyelikleri, denetim ve tasfiye kurulu üyelikleri ile denetçiliğe vekaleten atanan veya görevlendirme yapılanlara herhangi bir ödeme yapılmaz.

    İkramiye ve diğer ücretler

    MADDE 4 – (1) Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında (özelleştirme kapsam ve programında olanlar dahil) çalışan memurlara 15 Ocak ve 15 Temmuz tarihlerinde birer maaş tutarında ikramiye ödenir.

    (2) Bu Karar kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlarda çalışan personelden, birden fazla kuruluşta görev alanlara bir görev için ücret ödenir.

    (3) Özelleştirme kapsam ve programında bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarından olup özelleştirme işlemleri tamamlanan kuruluşların sözleşmeli ve kapsam dışı kamu personelinin ücretlerine, bu personelin sözleşmeli ve kapsam dışı statülerde bulunduğu sürelere ait bu Karardaki ücret artışları hiçbir işlem yapılmaksızın aynen uygulanır.   

    Ek ödeme

    MADDE 5 – (1) 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değişik ek 3’üncü maddesi çerçevesinde, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı cetvele dahil pozisyonlarda çalışan sözleşmeli personel (Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü personeli hariç) ile 18/5/1994 tarihli ve 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 31’inci maddesine göre ücretleri belirlenen sözleşmeli personele, aşağıda pozisyon unvanları için belirlenen oranların en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dâhil) uygulanması sonucu bulunacak tutarda her ay ek ödeme verilir. 

    a) Grup başmühendisi, başmühendis, başmimar, mühendis, mimar, veteriner, şehir plancısı, müdür yardımcısı, teknik şef, atölye şefi, başeksper, eksper, teknik amir, teknik uzman, başkontrolör, kontrolör, baştabip, baştabip yardımcısı, diş tabibi, tabip, uzman tabip, uzman (Tababet Uzm. Tüz.’ne göre), başuzman (Sümer Holding), şube müdürü (Sümer Holding) %82,

    b) Uzman, amir, ajans amiri, koruma güvenlik amiri, şef, koruma güvenlik şefi, koruma güvenlik grup şefi,  itfaiye şefi, gar şefi, istasyon şefi, şeftren  %67,

    c) Sağlık teknisyen yardımcısı %53,

    ç) Diyetisyen, tekniker %48,

    d) Teknik ressam, teknisyen, laborant, makinist (TCDD), makinist, makinist yardımcısı (TCDD), başteknisyen, konstrüktör, revizör ve sürveyan %47,

    e) Halı eksperi ve diğer unvanlar %42.

    (2) Bu ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.

    Ücretlerin belirlenmesi

    MADDE 6 – (1) Bu Karar kapsamındaki kuruluşlarda açıktan veya naklen atanan, eğitim düzeyi, görev yeri veya unvanı değişen veya kuruluş içinde aynı unvandakilere göre daha az ücret alan sözleşmeli ve kapsam dışı personelin ücretlerini, personelin unvanı, eğitim düzeyi, iş gerekleri, işyeri ve çalışma şartları dikkate alınarak en düşük ve en yüksek ücretler dahilinde belirlemeye ilgili kuruluş yönetim kurulu yetkilidir.

    Ücretlerde artış yapılması

    MADDE 7 – (1) Bu karar kapsamında bulunan sözleşmeli ve kapsam dışı personel ile yönetim kurulu başkan ve üyeleri, denetim ve tasfiye kurulu üyeleri ile denetçilerin ücretlerine, 1/7/2011 tarihinden geçerli olmak üzere 2011 yılının ikinci yarısı için Devlet memurlarına uygulanan artış oranı kadar artış yapılır.

    Ücretlerin yeniden düzenlenmesi

    MADDE 8 – (1) Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında (özelleştirme kapsam ve programında olanlar dahil) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı cetvele dahil pozisyonlarda çalışan sözleşmeli personel ile Sümer Holding’de 527 sayılı KHK’nın 31’inci maddesine istinaden istihdam edilen sözleşmeli personelin ücretlerinde, sözleşmeli personelin dahil olduğu gruba ait en düşük ve en yüksek temel ücret miktarları arasında kalınması kaydıyla, görevin niteliği ve önemi, görev yerinin özelliği, personelin eğitim düzeyi ve hizmet süresi, görevde yükselme yönetmeliğine göre bir üst unvan grubuna ait ücret düzeyi gibi hususlar ile kuruluşun hiyerarşik yapısı ve mali imkanları dikkate alınarak ayarlama yapmaya ilgili teşebbüs ve bağlı ortaklık yönetim kurulu yetkilidir.

    (2) Bu şekilde yapılacak ücret ayarlamaları sonucu oluşacak toplam maliyet artışı, söz konusu sözleşmeli personel grubuna ait toplam temel ücret maliyet tutarının %5’ini hiçbir şekilde aşamaz. Sümer Holdingde 527 sayılı KHK’nın 31’inci maddesine istinaden istihdam edilen sözleşmeli personele ilişkin maliyete esas olan %5’in hesaplanmasında toplam sözleşme ücret maliyet tutarı esas alınır.

    Yürürlükten kaldırma

    MADDE 9 – (1) 21/7/2010 tarihli ve 2010/T-28 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı yürürlükten kaldırılmıştır.

    Yürürlük

    MADDE 10 – (1) Bu Karar 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girer.

     

    (EK-I)

     

    SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYONLARINA AİT TEMEL ÜCRETLER

     

    1. Grup (En Düşük Temel Ücret 1.689-TL, En Yüksek Temel Ücret  2.674-TL)

    Asistan Hava Trafik Kontrolörü, Atölye Şefi, Avukat, Başeksper, Başkontrolör, Başmühendis, Başmimar, Baştabip, Baştabip Yardımcısı, Diş Tabibi, Eczacı, Eksper, Grup Başmühendisi, Hava Trafik Başkontrolörü, Hava Trafik Kontrolörü, Kaptan, Kılavuz Kaptan, Kontrolör, Koruma ve Güvenlik Müdür Yardımcısı, Merkezi Satınalma Uzmanı, Mimar, Müdür Yardımcısı, Mühendis, Pilot, Stajyer Hava Trafik Kontrolörü, Şehir Plancısı, Tabip, Teknik Amir, Teknik Şef, Teknik Uzman, Tekniker, Uzman (Tebabet Uz.Tüz.’ne Göre), Uzman Tabip, Veteriner.

     

    2. Grup (En Düşük Temel Ücret 1.491-TL, En Yüksek Temel Ücret  2.324-TL)

    Ajans Amiri, Amir, Başhemşire, Başrepartitör, Biyolog, Çocuk Eğitimcisi, Çözümleyici, Dekoratör, Desinatör, Çocuk Gelişimcisi, Diyetisyen, Eğitim Uzmanı, Ekonomist, Fizikçi, Gar Şefi, İstasyon Şefi, İstatistikçi, İtfaiye Şefi, Jeofizikçi, Jeolog, Jeomorfolog, Kimyager, Kontrolör Yardımcısı,  Koruma ve Güvenlik Amiri, Koruma ve Güvenlik Amir Yardımcısı, Koruma ve Güvenlik Grup Şefi, Koruma ve Güvenlik Şefi, Laboratuar Şefi, Makinist (TCDD), Matematikçi, Merkezi Satınalma Uzman Yrd. Muhasebeci, Mütercim, Öğretmen, Pedagog, Programcı, Psikolog, Sağlık Eğitimcisi, Sistem Programcısı, Sivil Savunma Amiri, Şef, Şeftren, Şube Şef Yardımcısı (TCDD), Teknik Öğretmen, Teknik Ressam, Teknisyen (Uçak Helikopter Teknisyeni-Uçucu), Tercüman, Uzman, YHT Makinisti, AIM Memuru.

     

    3. Grup (En Düşük Temel Ücret 1.390-TL, En Yüksek Temel Ücret 2.040-TL) 

    AFTN Memuru, Amir Yardımcısı, Antrenör, Başteknisyen, Başveznedar, Bilgisayar İşletmeni, Grafiker, Hemşire, Konstrüktör, Laborant, Makinist, Makinist Yardımcısı (TCDD), Muhasebeci Yardımcısı, Programcı Yardımcısı, Repartitör, Ressam, Revizör, Sağlık Memuru, Sağlık Teknisyeni, Sayman, Stajyer AIM Memuru, Sürveyan, Şef Yardımcısı, Teknisyen, Topograf, Uzman Yardımcısı, Vagon Teknisyeni, Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni, Veteriner Sağlık Teknisyeni, Veznedar, Unvanları 4 üncü Grupta Sayılanların Yükseköğrenimlileri.

     

    4. Grup (En Düşük Temel Ücret 1.299-TL, En Yüksek Temel Ücret 1.796-TL)

    Anbar Memuru, Apron Memuru, ARFF Memuru, Aşçı, Ateşçi, Başdağıtıcı, Başpuantör, Daktilograf, Cer Muayene Memuru, Dağıtıcı (PTT), Endeks ve Faturalama Memuru, Dava Takip Memuru, Enformasyon Memuru, Geçit Bekçisi (TCDD), Gişe Memuru, Haberleşme Memuru, Hareket Memuru, Hostes, İş Makinası Sürücüsü, İtfaiyeci, Kondoktör, Koruma ve Güvenlik Görevlisi, Köprü Operatörü, Makascı, Makinist Yardımcısı, Manevracı, Memur, Mutemet, Pazarlama ve Dağıtım Memuru, Pazarlamacı, Puantör, Raportör, Sağlık Teknisyen Yardımcısı, Santral Memuru, Satınalma Memuru, Satış Memuru, Sekreter, Şoför, Tahsildar, Teknisyen Yardımcısı, Tren Teşkil Memuru, Unvanları 5 inci Grupta Sayılanların Yükseköğrenimlileri.

     

    5. Grup (En Düşük Temel Ücret 1.246-TL, En Yüksek Temel Ücret 1.604-TL)

    Bahçıvan, Bekçi, Çocuk Bakıcısı, Dağıtıcı, Hastabakıcı, Hayvan Bakıcısı, Hizmetli, Kaloriferci, Postacı.


    01/10/2011
    TAM GÜN YASASI MASAYA YATIRILIYOR?
    Her hafta Cumartesi günleri sosyal güvenlik, iş hukuku ve çalışma hayatına ilişkin konuların ele alındığı ve 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyebileceğiniz “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı”nda 1 Ekim 2011 günü, son günlerde tam gün yasası ile sıkıntılı günler yaşayan sağlık çalışanlarının durumu, özel hastanelerin sağlık hizmetlerindeki son gelişmeler ele alınacak. Son günlerde özellikle üniversite hastanelerinde ameliyatların ertelenmesi ve muayene-ameliyat yapacak doktor kalmaması gibi konularla gündeme gelen sağlık sistemindeki sorunlar “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı”nda masaya yatırılacak

    Dünya Gazetesi yazarı ve İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Görevlisi Dr. Yavuz Dizdar ve OHSAD (Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği) Başkanı Dr. Reşat Bahat’ın konuk olarak katılacağı programda tam gün yasasında neler getirildiği, doktorların tam gün yasasından ne şekilde etkileneceği, özel sağlık kuruluşlarının tam gün yasasından nasıl etkileneceği, özel hasatnelerin SGK anlaşmalarının kalkıp kalkmayacağı gibi konular masaya yatırılacak.

    İş Kanunu, sosyal güvenlik reformu, kıdem ve ihbar tazminatı, emeklilik, yıllık izin, iş kazası ve sağlık yardımları, çalışanların doğum ve diğer hakları ile vergi, iş hukuku ve sosyal güvenliğin bütününü içeren konuları ele alan ve izleyici sorularına cevap verilen “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı” Her hafta Cumartesi günleri 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

    İnteraktif olan programa, soru@ulketv.com.tr elektronik posta adresine de sorularınızı, yorumlarınızı gönderebilirsiniz.

    23/09/2011
    SGK’yı anlayan beri gelsin.
    Dr. Resul KURT * DÜNYA
    www.resulkurt.com

    Okurumuz Osman DÖNMEZ, “15.03.2011 tarihinde emekli oldum, eşim ve çocuklarım sağlıktan faydalanamıyorlar. Kurum niçin bu işlemleri zamanında yapmıyor.” Diyor.
    Okurumuz haklıdır. Gerçekten de, özellikle emekli aylığı bağlanıncaya kadar sigortalıların sağlık yardımından faydalanmasında sorunlar yaşanıyor. Emekliliği hak etmesine rağmen hem sigortalı, hem de hak sahipleri sorun yaşıyor.
    Hem çalışanların hem de emekli olanların sağlık aktivasyon işlemlerinin yapılması otomatik olarak yapılmıyor. Dolayısıyla SGK ve işçi için emek kaybı söz konusu oluyor. 30 günü dolduran sigortalılarla emekli olanların ve bunların hak sahiplerinin sağlık aktivasyonunun otomatik olarak yapılmasını sağlayacak basit bir program SGK’nın en azından 300-400 personelini boşa çıkartır. Ancak halen eski kafayla bilgi çağını yaşatıyorlar, helal olsun.

    ***

    Sorun sadece sağlık aktivasyonunda yaşanmıyor.
    Maalesef özellikle kısa vadeli sigorta kollarının uygulanmasında başta erken doğum yapan kadınların rapor parası olmak üzere bir çok sorun yaşanmasına rağmen, bir türlü aklı selimle çözüm bulunamıyor. SGK yetersiz kalıyor.
    Rapor paraları uzun sürelerde ödenmiyor, kurum personeli bilgi bakımından yetersiz kalıyor, sigortalı ve işverenlere doğru düzgün açıklama yapılamıyor.
    SGK tebliğ ve genelgelerinde istirahat raporlarını 10 günde bir çalışmazlık bildirimi ile bildirin demesine rağmen, doğum yapan kadınlara doğumdan 5-6 ay sonra bile ödeme yapmıyor. Aylar, yıllardır doğum parası almak için uğraşanlar var.
    Israrlı yazılarımız sonucunda, TBMM’nin olaya el koyarak erken doğum yapan kadınların mağduriyetlerini giderecek yasal düzenleme yapılmasına rağmen, halen erken doğum yapan kadınlar mağdur oluyor. Çünkü SGK yönetimi yetersiz kalıyor. Sigortalı ve işverenlerin durumunu anlamayı bırakın, en ufak bir fikirleri bile yok.
    Çıkartmış oldukları yönetmelik, tebliğ ve genelgeler havada kalıyor. Lafı güzaftan öte gitmiyor. Uygulamayı gösteren en ufak bir ayrıntı yok.

    ***

    Zaman zaman yaşan sorunlar nedeniyle SGK müdürlüklerine neden yasayı uygulamadıklarını sorduğumda, “genelgesi gelmedi” veya “kanun böyle ama Kurumun kaybı var, bu nedenle uygulamıyoruz” yada “ne yapacağımızı biz de bilmiyoruz” söylemlerini sıkça duyuyoruz.
    Erken doğum yapan kadınların, işverenlerin, sağlık kurumlarının ve SGK personelinin ne yapacaklarını açıklayan en ufak bir açıklama yok. Vatandaş hangi durumda erken doğum yaptığı süreyi doğum sonrasında kullanabiliyor, hangi işlemleri yapmazsa hak kaybına uğruyor, kurum personeli neye bakacak bilen yok.
    SGK anlaşması olmayan özel hastanelerden alınan raporlar için Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde“İstirahat raporlarının Kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenmesi şarttır. Kurumla sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları tarafından verilen ve istirahat süresi 10 günü geçmeyen raporlar, Kurumla sözleşmeli resmî sağlık hizmeti sunucusu hekimi tarafından, 10 günü aşan raporlar ise Kurumla sözleşmeli resmî sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulunca onandığı takdirde geçerli olur.” hükmü getirilmiş olmasına rağmen, SGK müdürlükleri onamayı yeterli saymıyor, ödeme de yapmıyor. Gerekçe olarak geçici iş göremezlik formu düzenlenmemesi gösteriliyor. Oysa 2011-50 sayılı genelgede de yönetmelik kopyalanarak aynen “Kurumla sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları tarafından verilen ve istirahat süresi 10 günü geçmeyen raporlar Kurumla sözleşmeli resmi sağlık hizmeti sunucusu hekimi tarafından, 10 günü aşan raporlar ise Kurumla sözleşmeli resmi sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulunca onandığı takdirde geçerli olur.” deniyor. İş rapor parasını ödemeye gelince hiçbir yerde yazmamasına, hiçbir resmi sağlık kuruluşuna bilgi verilmemesine, dahası kurum personelinin bile ne yapacağını bilememesine rağmen “İş Göremezlik Belgesi” alınmadığı için istirahat parası ödenmiyor. Vatandaş resmi sağlık kurumuna (resmi sağlık kurumundan ne kastedildiğini, nerelerin resmi sağlık kurumu olduğunu da vatandaşa açıklasalar ne iyi olur!!!) gittiğinde, bu kurumlar sadece onama yapıyor, “İş Göremezlik Belgesi” düzenlemiyor, düzenlemek de istemiyor. Olan da vatandaşa oluyor, geçici iş göremezlik ödeneğini alamıyor.

    ***

    Benzer bir sorun da doğum parasının ödenememesinde yaşanıyor. Doğum yapan anneler çalışamadıkları için işyerinden maaşlarını alamıyor, rapor parası için de 5-6 ay bekliyor. SGK ise rapor parasını neden ödemediğini ve hangi belgelerin eksik olduğunu sigortalılara bildirmediği gibi, sigortalıların emzirme ödeneği dilekçesini vermemesi halinde, evrakları tamam olan sigortalının da doğum parası (geçici iş göremezlik ödeneği) ödenmiyor. Yaklaşık bir yıldır doğum parasının yatmasını bekleyen bir anne en sonunda yolunu düşürüp SGK’na gittiğinde, emzirme ödeneği dilekçesi verilmediği için doğum parasının ödenmediğini öğreniyor. Belki sigortalı emzirme yardımı almak istemiyor, belki haberi yok, belki bu hakkını sonra alacak. Neden ödemiyorsunuz? SGK diyor ki, ya hep ya hiç…
    Neden ödemediğini de haber vermiyor ki, maazallah SGK’nın veznesindeki paralar azalmasın.
    Ancak, bu kafayla, bu yönetim tarzıyla SGK’da hiçbir şey değişmez. Maliye veznedarından Kısa Vadeli Sigorta Kolları Daire Başkanı yapılan bir kurum ancak sigortalının, işverenin, vatandaşın mağduriyetini sağlar. Hiçbir sorunu çözemez. Fatih Acar SGK başkanı olmayı bekliyor. Umarım olur da. İşin ehline verilmediği bir kurumda Fatih Acar ne yapsın.
    Lütfen vatandaş odaklı düşünün, vatandaş odaklı çalışın.

    23/09/2011
    Kıdem Tazminatı Kalkıyor mu?
    Her hafta Cumartesi günleri sosyal güvenlik, iş hukuku ve çalışma hayatına ilişkin konuların ele alındığı ve 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyebileceğiniz “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı”nda 24 Eylül 2011 günü çalışanların en çok merak ettiği konulardan birisi olan Kıdem Tazminatı konusu son gelişmeler ışığında ele alınacak.

    İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Ekmekçi’nin konuk olarak katılacağı programda kıdem tazminatı uygulaması, mevcut sistemde yer alan aksaklıklar, kıdem tazminatı fonu ile nelerin değişeceği, kıdem tazminatı fonu kurulmasının işçi ve işveren açısından avantaj ve dezavantajlarının neler olduğu konuşulacak.

    İş Kanunu, sosyal güvenlik reformu, kıdem ve ihbar tazminatı, emeklilik, yıllık izin, iş kazası ve sağlık yardımları, çalışanların doğum ve diğer hakları ile vergi, iş hukuku ve sosyal güvenliğin bütününü içeren konuları ele alan ve izleyici sorularına cevap verilen “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı” Her hafta Cumartesi günleri 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

    İnteraktif olan programa, soru@ulketv.com.tr elektronik posta adresine de sorularınızı, yorumlarınızı gönderebilirsiniz.

    05/01/2012
    PART-TİME İŞÇİNİN GSS BİLDİRİMİ.
    Son günlerde, part-time çalışan işçilerle ilgili genel sağlık sigortası primini 30 güne tamamlama zorunluluğu konusunda endişe ve tereddütler olduğu görülmektedir. Bu konuyla ilgili 2012/9 sayılı sirküler yayınlanarak konunun uygulanması açıklanmıştı. Ancak siz değerli müşterilerden gelen çeşitli sorular derlendiğinde aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekmiştir;

    ****

    Kimler prim ödeyecek

    Part-time çalışan işçilerin, bugüne kadar bir yıl içinde 30 gün prim ödemeleri halinde sağlık yardımlarından faydalanma hakkı vardı. Ancak artık kısmi süreli part-time veya çağrı üzerine çalışanlar ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışan sigortalıların 1/1/2012 tarihinden itibaren eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerinin 30 güne tamamlamaları gerekecek. Raporlu personel için bu şekilde primlerin 30 güne tamamlanmasına gerek yok. Ancak bir ayı aşan ücretsiz izinlerde genel sağlık sigortası primlerinin ödenmesi gerekecek .

    ****

    Part-time işçi isteğe bağlıyla da prim ödeyebilir

    Kısmi süreli part-time veya çağrı üzerine çalışan sigortalıların eksik günlerini isteğe bağlı sigortalı olarak tamamlayabilmesi mümkündür.Bu kapsamda prim ödeyenler isteğe bağlı sigorta ile hem emeklilikle ilgili malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerini ve hem de sağlıkla ilgili genel sağlık sigortası primlerini ödemiş olacaklar. Bu kapsamda ödenen isteğe bağlı sigorta primleri emeklilik açısından SSK (4/a) sigortalılığına sayılacak.

    Kısmi süreli part-time veya çağrı üzerine çalışan sigortalılardan isteğe bağlı sigorta primi ödemeyenlerin, 1/1/2012 tarihinden itibaren eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerinin 30 güne tamamlamaları gerekecek.

    ****

    İşe giriş bildirgesinde belirtilecek

    1/1/2012 tarihinden itibaren ilk defa çalışmaya başlayacak olanların işverenleri tarafından verilen sigortalı işe giriş bildirgesinde, “4857 sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü maddelerine göre kısmi süreli veya çağrı üzerine yada ev hizmetlerinde 30 günden az çalışıyor mu ?” alanı bu sigortalıların genel sağlık sigortalısı olup olmadıklarının belirlenmesini teminen zorunlu alan haline getirilmiştir. İşverenler, bu kapsamda çalıştıracakları sigortalılar için “Evet” seçeneğini işaretlemeleri halinde “Zorunlu çalışılan gün sayısı” alanını da işaretleyecekler.

    01/01/2012 tarihinden önce part-time iş sözleşmesi ile ay içinde 30 günden eksik çalışan sigortalıları bulunmakla birlikte işe giriş bildirgesi verilmesi aşamasında “4857 sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü maddelerine göre kısmi süreli veya çağrı üzerine yada ev hizmetlerinde 30 günden az çalışıyor mu ?” alanını işaretlememiş olan yada bu alanda hayır işaretlemiş olan işverenlerin e-bildirge şifresi ile "Sigortalı İşe Giriş ve İşten Çıkış Bildirgesi" verme menüsüne girerek (http://app.sgk.gov.tr/SigortaliTescil/amp/loginldap) işe giriş güncelleme alt menüsüne girerek güncelleme yapmaları gerekmektedir. Eğer aralık ayında giren kişiler için işe giriş bildirgesinde bu işlem yapılmamış ise bunlar içinde yapılmalıdır.

    Kişilerin gün sayıları daha sonra değişebilir. Sadece tescil edilirken bu bilgiler kullanılacak olup, kişinin gün sayısı az veya daha çok olursa ödenecek prim tutarı gün sayısına bağlı olarak değişecektir. Gün sayısının değişmesi sorun yaratmayacaktır. Yani, çağrı üzerine çalışan bir kişi için bir ay 3 gün çalışması, diğer bir ay 14 gün çalışması sorun oluşturmayacaktır. Kişi genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlayacak kadar prim ödeyecektir.

    ****

    Başvurular sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına yapılacak

    SGK tarafından yapılan duyuru ile esas itibariyle bu kapsamda part-time çalışan kişilerin prim ödemelerinin gerektiğinin anlaşılması halinde kaç gün üzerinden prim ödemelerini tespit için kullanılacak. Burada işverenlerin işe giriş bildirgesinde yapacakları bu düzeltme ile SGK otomatik tescil yapma imkanına kavuşacak ve GSS prim ödeme ve takip yükümlüsü kişilerin kendisi olacak.

    Bildirim yapmayan ya da eksik bildirim yapan işverenler için aylık prim ve aylık prim ve hizmet belgesinin verilme süresinden sonra (ayın 1’i ila 30’u arasında ücret alanlar için takip eden ayın 23 ü, ayın 15 i ila 14 ü arasında ücret alanlar için takip eden ayın 7 si) sigortalılar re’sen tescil edilecekler.

    Prim ödenmesi ve gelir testi yaptırmada yükümlülük kişilerde olup, şirketin yasal sorumluluğu işe giriş bildirgesinde güncelleme yapılmasına ilişkindir.

    Sigortalıların için genel sağlık sigortası primi asgari ücret üzerinden oluşturulmuş olup aile içindeki kişi başına düşen gelirin tespiti için sigortalıların ikametlerinin yer bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına müracaat etmeleri gerekmekte olup, sigortalıların gelir testi yaptırmak istememeleri halinde aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarının, asgari ücretin iki katından fazla olduğu kabul edilerek prim tahsilatı yapılacaktır.

    1 Ocak 2012-30 Haziran 2012 dönemi için, aylık GSS primi, aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarına göre;

    1) Asgari ücretin üçte birinin (295,50 TL) altında ise GSS primleri devlet tarafından ödenecek,.

    2)Asgari ücretin üçte biri (295,50 TL) ile asgari ücret arasında ise, 295,50 x%12 = 35,46 TL,

    3) Asgari ücret (886,50 TL) ile asgari ücretin iki katı arasında ise, 886,50x%12=106,38 TL,

    4) Asgari ücretin iki katından (1.773 TL) daha fazla ise, 1.674 x%12 =212,76 TL,

    olacaktır. GSS primleri ödenmez ise sağlık yardımı verilmeyecek. Bu nedenle part-time çalışanların mutlaka gelir testini 31 Ocak tarihine kadar veya yeşil kart vizesi bittikten sonra bir ay içinde yaptırmaları gerekiyor.

    02/04/2012
    YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN İHDAS ETTİĞİ SUÇLAR, CEZALARI VE OLASI SORUNLAR
    Yazar: A. Bumin DOĞRUSÖZ
    Dr., Marmara Ünv. Mali Hukuk Öğretim Üyesi
    Yaklaşım / Aralık 2011 / Sayı: 228

    1 Temmuz 2012 tarihinde halen yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yerini alacak olan yeni 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, şeffaflığı sağlama, bilgi toplumunu gerçekleştirme, sermaye şirketlerinde kurumsallaşmayı sağlama, şirket toplulukları düzenini kurma, elektronik dünyasındaki gelişmeleri şirketler âlemine aktarma gibi çeşitli düşüncelerle sermaye şirketleri için yeni bir düzen oluşturmuştur. Bunun doğal sonucu da bu yeni düzenin yaşama sağlıklı olarak aktarılmasını sağlayabilmek için, bu düzene bağlı suç ve cezalar da oluşturulmuştur. Bu suç ve cezalar, suçun unsurlarını belirlemede ilgili maddelere atıflar suretiyle, Kanun’un 562. maddesinde düzenlenmiştir.

    Suç ve cezaların düzenlendiği 562. madde ve bu suçların soruşturma ve kovuşturmasının re’sen yapılacağını düzenleyen 563. madde, Kanun’un “Ticaret Şirketleri” başlıklı 2. Kitabının içerisinde anonim şirketlerin düzenlendiği 4. Kısmın sonunda 12. Bölüm olarak yer almıştır. Oysa yaptırıma bağlanan fillerin bir kısmı, 5. Kısımda düzenlenen sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerle ve 6. Kısımda düzenlenen limitet şirketlerle ilgilidir. Bu nedenle 562 ve 563. maddelerin Kanun’da, yine ayrı bir bölüm olarak 6. Kısmın sonunda veya limitet şirketleri düzenleyen kısımdan sonra 7. Kısım olarak yer alması, bana göre daha doğru olurdu. Nitekim bütün kanunlarda yaptırıma bağlanan fiil veya yükümlülükler yer aldıktan sonra son bölümde/kısımda aykırılık halinin yaptırımları belirlenmiştir. Yeni TTK’da ise bazı fiillerde bunun tam tersi olmuştur. Örneğin web sayfası yükümlülüğü ile ilgili yaptırımlar 562. maddede düzenlenirken, web sayfasına ilişkin yükümlülükler Kanun’un 1524. maddesinde yer almıştır.

    Kanun’un 563. maddesinde, 562. maddede sayılan suçların soruşturma ve kovuşturmasının re’sen yapılacağı hükme bağlanmakla, bu suçların takibinin şikâyete bağlı olmadığı vurgulanmıştır.

    Öte yandan 562. maddede sayılan bu fillerin başka kanunlarda daha ağır cezaya bağlandığı hallerde, diğer kanunlardaki ağır ceza uygulanacak, TTK’da hükme bağlanan ceza uygulanmayacaktır (md. 562/13). Ancak 562/12’de düzenlenen “web sayfası oluşturmama, mevcut web sayfasının bir bölümünü bilgi toplumu hizmetlerine özgülememe veya gerekli bilgileri web sayfasına koymama” fiili bu kuralın dışında tutulmuştur. Bunun sebebi, gerekçede yoktur. Kanaatimizce bu durum; ya bu fillere konu yükümlülüklerin yeni ihdası ve dolaysısıyla suç kapsamına yeni alınması sebebiyle başka kanunlarda bu konuda bir düzenleme olamayacağı düşüncesinden ya da Adalet Komisyonunda fıkra numaraları yeniden düzenlenmesi sırasında gerekli özenin gösterilmemiş olmasından kaynaklanmıştır

    Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun bir kısım filleri, suç olarak düzenlemesi ve bunlara adli yaptırımlar (para cezası ve/veya hapis) öngörmesi de bana göre yerinde olmamıştır. Çünkü bu düzenleme; tacirler, şirket yöneticileri ve temsilcileri hakkında ceza yargılamasını gerektirecek ve verilen cezalar onlar hakkında adli sicilde sabıka kaydı olarak yer alacaktır. Bu nedenle, ceza hukukundaki “ekonomik suçun cezasının da ekonomik olması” gerektiği yolundaki yaygın görüş uyarınca bu fillerin pek çoğunun, md. 33/2’de olduğu gibi, “ticari kabahat” olarak düzenlenmesi bana göre daha yerinde olurdu.

    Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 562. maddesinde suç kabul ettiği filer ve bu filler için öngörülen ceza aşağıda tablo (Tablo-I) olarak verilmiştir. Ancak filler suçun maddi unsurunun düzenlendiği madde veya fıkranın özü olarak verilmiştir. Bu nedenle tabloda atıf yapılan maddeye de bakılmasında yarar vardır.

     

    Tablo-I: Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 562. Maddesi ile Suç Olarak Kabul Edilen Fiiller

    Suç Olarak Kabul Edilen Fiiller

    Öngörülen Ceza

    Defter tutma yükümlülüğünü yerine getirmemek (md. 64/1)

    200 güne kadar adli para cezası

    Ticari işletmeyle ilgili gönderilen her türlü belgenin kopyasını saklamamak (md. 64/2)

    200 güne kadar adli para cezası

    Defterlerin açılış ve kapanışlarını notere onaylattırmamak (md. 64/3)

    200 güne kadar adli para cezası

    Defterlerin usulüne uygun tutmamak (md. 65)

    200 güne kadar adli para cezası

    Hileli envanter çıkartmak (md. 66)

    200 güne kadar adli para cezası

    Defter ve belgelerin basılı ortamda ibraz edilememesi (md. 86)

    200 güne kadar adli para cezası

    Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu’nca belirlenmiş Muhasebe Standartlarına uymamak (md. 88)

    100 günden 300 güne kadar adli para cezası

    Bağlı Şirket Yönetim Kurulunun, faaliyet yılının ilk 3 ayı içinde bağlı şirketler hakkında gerekli raporu düzenlememesi (md. 199/1 ve 4)

    2 yıla kadar hapis ve adli para cezası

    Bu Kanun’a göre tutulan veya muhafaza edilen defter, kayıt ve belgeleri yetkililere ibraz etmeme, denetim elemanlarının görevlerini yapmalarına engel olma

    Üç aydan iki yıla kadar hapis

    Şirket Kurucularının gerçeğe aykırı beyanname tanzimleri (md. 349)

    300 günden az olmamak üzere adli para cezası

    Şirket kuruluşunda, kuruluş denetçisinin gerçeğe aykırı rapor tanzimi (md. 351)

    300 günden az olmamak üzere para cezası

    Pay sahiplerinin mutad ticari gerekler dışında şirkete borçlanması (md. 358)

    300 günden az olmamak üzere adli para cezası

    Yönetim Kurulu üyelerinin kendisinin veya yakınlarının ortağı oldukları şahıs şirketleri ile en az % 20’sine iştirak ettikleri şirketlerin şirkete borçlanması (md. 395)

    300 günden az olmamak üzere adli para cezası

    Anonim şirketin ve topluluğun finansal tablolarını düzenlemekle yükümlü ana şirketin yönetim kurulunun tabloları, raporları, genel kurul kararını ilan ettirmemesi (md. 524)

    200 günden az olmamak üzere adli para cezası

    Görevleri dolayısıyla defter ve belgeleri inceleyenlerin öğrendikleri iş ve işletme sırlarını açıklamaları (md. 527)

    1 yıla kadar hapis 300 güne kadar adli para cezası

    Şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı, azaltılma, birleşme, bölünme, tür değiştirme veya menkul kıymet ihracıyla ile belge, beyan ve taahhütnamelerinin Kanun’a veya gerçeğe aykırı olması (md. 549)

    1 yıldan 3 yıla kadar hapis

    Taahhüt olunmamış veya ödenmemiş sermayeyi taahhüt edilmiş veya ödenmiş gibi göstermek veya sermaye taahhüdünde bulunanların ödeme yeterliliğinin olmadığını bilerek taahhüde muvafakat etmek (md. 550)

    3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası

    Ayni sermaye veya devralınacak işletme veya ayınlara emsaline nazaran yüksek fiyat takdir etmek veya bunların durumlarını farklı göstermek (md. 551)

    3 aydan 2 yıla kadar hapis

    Şirket kurmak veya sermaye artırımı amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu’ndan izinsiz olarak halktan para toplamak (md. 552)

    6 aya kadar hapis

    Kanun’un yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde Anonim, Limitet ve Paylı Komandit Şirketlerde Kanun’un 1502. maddesi uyarınca web sayfasını oluşturmamak veya mevcut web sayfasının bir bölümünü bilgi toplumu hizmetlerine özgülememek

    6 aya kadar hapis ve 100 günden 300 güne kadar adli para cezası

    Web sayfasına konulması gereken bilgileri koymamak

    3 aya kadar hapis ve 100 güne kadar adli para cezası

     

    Kanun’un 562/12. maddesinde “Anonim, Limitet ve Paylı Komandit Şirketlerde Kanun’un 1502. maddesi uyarınca web sayfasını oluşturmamak veya mevcut web sayfasının bir bölümünü bilgi toplumu hizmetlerine özgülememek” fiilinin cezalandırılması, kanun’un yürürlüğünden itibaren üç ay içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmemiş olanlar için öngörülmüştür. Bu üç aylık süre 1 Ekim 2012 tarihinde dolacaktır. Ancak sermaye şirketlerine bu yükümlülükleri getiren düzenleme 01.07.2013 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu nedenle buradaki üç aylık süreyi, “yükümlülüğün yürürlüğe girdiği tarihten (01.07.2013) itibaren üç ay” şeklinde anlamak gerekmektedir. Aksi bir yorum, hukuk garabeti ve kaos doğuracaktır. Ancak hem şirketlere yükümlülüğün yerine getirilmesi için 1 yıllık ilave süre tanınması, hem de üç ay ilave süre verilmesi de anlamlı olmamakla birlikte, başka çıkış yolu gözükmemektedir.

    Web sayfası oluşturma yükümlülüğünün TTK’nın yürürlüğe girmesinden sonra yeni kurulan şirketler için de geçerli olduğu, ancak onlar için de bu yükümlülüğün 01.07.2013 sonrası için söz konusu olacağı açıktır. Ancak 562/12. maddenin lafzi ifadesi, yeni TTK’nın yürürlüğe girdiği tarihte mevcut sermaye şirketleri için yaptırım öngörüldüğü şeklinde anlamlandırılmaya elverişlidir. Bu durumda Kanun’un yürürlüğünden sonra kurulan şirketlerin bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde cezai yaptırım söz konusu olmayacaktır.

    Öte yandan 01.07.2013’ten sonra kurulan şirketler için, web sayfası oluşturma süresinin tanınmamış olması da bir eksikliktir. Web sayfasının oluşturulması, mutlaka ki tüzel kişilik kazanılmasından sonra ve bu yöndeki belli bir çalışmadan sonra gerçekleştirilebilecektir.

    Burada da 516/12. maddenin, TTK’nın yürürlüğe girmesinden sonra kurulacak sermaye şirketlerini de kapsama alacak ve yükümlülüğün yürürlüğe girmesinden sonra kurulacak şirketler için de yükümlülüklerin yerine getirilmesi için üç aylık sürenin tanınmasını sağlayıcı düzeltme yapılmasına ihtiyaç vardır.

    Kanun’un bir diğer eleştirilecek yönü de, suç ve cezaları düzenleyen bir hükme (md. 562) yer verilmesine rağmen başkaca maddelerde de suç ve cezaların düzenlenmiş olmasıdır. Olması gereken, ya bütün suç ve cezaların bir madde de toplanması ya da bütün suç ve cezaların ilgili maddelere veya bölümlere/kısımlara dağıtılmasıydı. Kanun’un 562. maddesinde yer almayan diğer suç ve cezaların listesi ise aşağıda bir tablo olarak sunulmuştur.

     

    Tablo-II: Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 562. Maddesi Dışında Suç Olarak Kabul Edilen Fiiller

    Md.

    Suç Kabul Edilen Fiil

    Öngörülen Ceza

    38/1

    Tescil ve kayıt için bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunma

    3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası

    51

    Ticaret Kanunu’nun ticari işletme ve ticaret unvanına ilişkin düzenlemelerine aykırı davranışlar (md. 38 ila 46 ve 48)

    3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası

    62/1a

    Kanun’un 55. maddesinde yazılı haksız rekabet fillerinden birini kasden işlemek

    2 yıla kadar hapis veya adli para cezası

    62/1b

    Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerine nazaran kabul edilmesi için kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek

    2 yıla kadar hapis veya adli para cezası

    62/1c

    Çalışanları, vekilleri veya yardımcılarını üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmek için aldatmak

    2 yıla kadar hapis veya adli para cezası

    62/1d

    Çalışanların veya vekillerinin haksız rekabet oluşturan fillerini işlediklerini öğrenip de önlemeyen veya gerçeğe aykırı beyanı düzeltmeyenler

    2 yıla kadar hapis veya adli para cezası

     


    23/10/2012
    SGK İşkolu kodlarının değiştirilmesi
    Değerli İnsan Kaynakları Yöneticileri, SGK tarafından belirlenmiş olan işkolu kodlarının İşyerinde yapılan iş ile uyumlu olması, diğer bir ifade ile işyerinde yapılan işe uygun olan işkolu kodunun SGK tarafından doğru belirlenmesi gerekmektedir. İşveren SGK tarafından belirlenen işkolu kodu ile yapılan işin uyumlu olup olmadığını anlamak için öncelikle e bildirge şifresi ile https://ebildirge.sgk.gov.tr/WPEB/amp/loginldap adresindeki e-bildirge menüsüne gitmelidir. menü içindeki "İşkolu kodu alt sınıf giriş işlemleri" menüsüne tıklamalıdır. Burada kendisine seçmek üzere sunulan işkolu kodu alt sınıfları yapılan işle örtüşmüyorsa bilinmelidir ki; işyerinde yapılan işe uygun işkolu kodu verilmemiş. DOLAYISIYLA İŞVERENİN İŞKOLU KODU DEĞİŞİKLİK TALEBİNDE BULUNMASI GEREKİR. Bu işlem e-bildirge şifresi ile APHB menüsü içindeki işyeri yeni NACE kodu talep sistemi menüsü ile yada doğrudan ilgili menünün kısayol adresi olan http://uyg.sgk.gov.tr/nacedegisikliktalep/Welcome.do adresine girilerek ekte sunulan sürkülerde belirtildiği biçimde yapılır. BU İŞLEMİN EN GEÇ 31.10.2012 TARİHİNE KADAR YAPILMASI GEREKMEKTE OLUP İŞLEM ADIMLARI EK SÜRKÜLERDE ANLATILMIŞTIR. YANİ A İŞYERİNİZ İÇİN SİZE SUNULAN işkolu kodu alt sınıfları SİZİN İŞYERİNİZDE YAPTIĞINIZ İŞE UYGUN DEĞİLSE SİZİN İŞKOLU KODUNUN ESKİDEN BERİ HATALI BELİRLENMİŞ. BU NEDENLE http://uyg.sgk.gov.tr/nacedegisikliktalep/Welcome.do ADRESİNDEN DOĞRU İŞKOLU KODU ALT SINIFINI SEÇMENİZ AYNI ZAMANDA İŞKOLU KODU DEĞİŞİKLİĞİ TALEBİ YAPMAK ANLAMINA GELECEK, İŞKOLU KODUNUZA AİT PRİM NİSPETİ DEĞİŞMİYECEK İSE DEĞİŞİKLİK BU SEÇİMİ MÜTEAKİP 8-10 GÜN İÇİNDE SONUÇLANACAK VE SİZ DE DEĞİŞİKLİĞİ E-BİLDİRGE ŞİFRESİYLE GÖRECEKSİNİZ. PRİM NİSBETİ DÜŞECEK YADA YÜKSELECEKSE DEĞİŞİKLİK 1 OCAK 2013 TARİHİNDEN SONRA GEÇERLİ OLACAĞINDAN SİZİN DOĞRU İŞKOLU KODU İLE DOĞRU ALT İŞKOLU KODUNU GÖRMENİZ 24 OCAK-30 OCAK 2013 TARİHLERİNİ BULACAKTIR. (YANİ 2012/12. AY APHB VERİLDİKTEN SONRA) SONUÇ OLARAK YAPILMASI GEREKEN İŞLEM ADIMLARI. 1-https://ebildirge.sgk.gov.tr/WPEB/amp/loginldap adresindeki e-bildirge menüsüne gidiniz. 2-"İşkolu kodu alt sınıf giriş işlemleri" menüsüne giriniz. 3A-Seçmek üzere sİze sunulan işkolu kodu alt sınıfları işyerinizde yaptığınız işle örtüşüyorsa onaylayınız. (İşlem tamamlanmıştır.) 3B-Seçmek üzere sİze sunulan işkolu kodu alt sınıfları işyerinizde yaptığınız işle örtüşmüyorsa http://uyg.sgk.gov.tr/nacedegisikliktalep/Welcome.do adresine giderek sürküde belirtildiği biçimde seçim yapınız. (işlem tamamlanmıştır.) 4-Yapılacak işlem kalmamıştır. Saygılarımızla

    07/07/2012
    geçerli asgari ücret tutarlarını gösteren ilan asma zorunluluğu

     

    ÖNEMLİ DUYURU

    07.07.2012 tarih ve 28346 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ve yine 07.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren ASGARİ ÜCRET YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK'in 1. maddesi ile Asgari Ücret Yönetmeliğinin 12.maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen "İşverenler yayımlanan asgari ücretleri işyerlerinde işçilerin kolayca görebilecekleri bir yerde ilan etmek zorundadır." hükmü kaldırılmıştır.

    Artık 07.07.2012 tarihinden geçerli olmak üzere işyerlerinde geçerli asgari ücret tutarlarını gösteren ilan asma zorunluluğu kaldırılmıştır.

    Saygılarımızla

    Kurt ve Koçak Danışmanlık   

    Eğitim ve Yay. Tic. Ltd. Şti.


    15/06/2012
    SGK prim affında yapılandırma hakkını kaybedenlere ikinci bir şans verildi

    DUYURU

    25 Şubat 2011 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 6111 sayılı Yapılandırma Kanunu gereği sigorta prim borçlarını yapılandırdığı halde gerek peşin ödeme seçiminde bulunup ödemesini yapmayan gerek'se prim borcunu taksite bağladığı halde bir takvim yılı içerisinde ikiden fazla taksit aksatarak yada ikiden fazla cari ay prim borcunu ödemeyerek yapılandırma hakkını kaybedenler vadesi geldiği halde ödemeleri gereken taksitlerini ve varsa cari ay prim borçlarını 30 Ekim 2012 tarihine kadar ödemek suretiyle yapılandırma hakkına yeniden kavuşmuş olacak.

    Örnek: 6111 sayılı Kanun kapsamında prim borçlarını peşin ödemek suretiyle yapılandıran ancak ödemeyi yapmayan işveren, yapılandırılan borcu 30 Ekim 2012 tarihine kadar geçen sürelere ait gecikme zammı ile birlikte öderse yapılandırma hakkı geçerli olacak.

    Örnek: 6111 sayılı Kanun kapsamında prim borçlarını 12 taksit yaparak yapılandıran ancak 2011/10 ve 12 ay taksiti ile 2011/11,12, 2012/1,2,3,4,5. Aylara ait cari ay prim borçlarını ödemeyen işveren, 30 Ekim 2012 tarihine kadar ödemediği 2011/10 ve 12 ay taksiti ile 2011/11,12, 2012/1,2,3,4,5. Aylara ait cari ay prim borçlarını ödeyerek yapılandırmanın devamını sağlayabilecek.

    Konu hakkında SGK Genelgesi yayınlanınca ayrıntılar SÜRKÜLER ile duyurulacak.


    Saygılarımızla
    Kurt ve Koçak Danışmanlık
    Eğitim ve Yay. Tic. Ltd. Şti.



    11/06/2012
    ÖNEMLİ-ALT İŞVEREN BORÇ DURUMU
    Son günlerde özellikle temizlik, güvenlik, personel istihdamı gibi konularda eleman temin eden kurumsallaşmamış bazı taşeron/alt işveren firmaların SGK primlerini ve Vergi borçlarını ödemedikleri görülmektedir.

    Bu tür şirketlerin kendi SGK dosya numarası üzerinden bildirim yapıyor olmalarından dolayı da asıl işverenler bu borç durumunu uzun süre tespit edememektedir. Ayrıca bazı şirketlerin de sahte "SGK borcu yok" yazısı hazırlayarak asıl işverenlere verdiği görülmektedir.

    Bu durumun SGK tarafından tespit edilmesi halinde hem geriye dönük olarak beş puan indirimleri tehlikeye girmekte hem de asıl işverenler taşeron firmaların SGK borçlarından sorumlu tutulmaktadır.

    Konuyla ilgili suiistimallerin son dönemlerde hızlı bir şekilde artmış olmasından dolayı SGK tarafından konuyla ilgili denetimler artırılmış bulunmaktadır.

    Dolayısıyla hizmet almış olduğunuz bu tür firmaların kurumsallaşmış firmalardan olmasına özen gösterilmesi, mevcut alt işveren/taşeron firmalarınızın SGK ve Vergi borcu olmadığına ilişkin resmi yazılar alınmadıkça veya ilgili alt işveren/taşeron şirketlerinin e-bildirge sisteminden borcu olmadığının tespit edilmemesi halinde hizmet faturalarının bedellerinin ödenmemesi gerekmektedir.

    Ayrıca bu tür hizmet almış olduğunuz firmaların her ay aylık prim ve hizmet belgeleri ile SGK prim ödeme dekontlarını talep etmeniz ve puantaj kayıtlarınızla karşılaştırmanız yararınıza olacaktır.

    İleride herhangi bir sorunla karşılaşılmaması için tereddüt ettiğiniz alt işveren/taşeron firmaların SGK işyeri numarası, ünvanı, vergi dairesi ve numarasının tarafımıza gönderilmesi halinde borçluluk durumu tarafımızdan da araştırılabilecektir.

    Saygılarımızla
    Kurt ve Koçak Danışmanlık
    Eğt. Yay. Tic. Ltd. Şti.


    30/05/2012
    Şirket ortaklarını SGK'ya bildirmeyenlere ceza uygulanabilir mi?
    İBRAHİM IŞIKLI / SOSYAL GÜVENLİK VE İŞ HUKUKU
    30 Mayıs 2012 DÜNYA GAZETESİ


    Sosyal güvenlik kapsamındaki kesimlerden birisi de, şirket ortaklarıdır. Şirket ortaklarının emeklilik ve sağlık haklarından yararlanabilmeleri için 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalılıklarının sağlanması ve primlerini ödemeleri gerekmektedir.

    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre 4/b'li olarak adlandırılan Bağ-Kur'luların işe giriş bildirgeleri; ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar için ilgili vergi daireleri, gelir vergisinden muaf olanları için esnaf ve sanatkarlar müdürlükleri, şirket ortaklarından; kolektif şirket, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ile donatma iştiraki ortakları için vergi daireleri, limitet şirket, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları ve anonim şirket ortaklarından yönetim kuruluna seçilenler için ticaret sicil memurlukları tarafından verilmesi gerekmektedir.

    Limitet şirketlerde; ortağa ait sigortalı işe giriş bildirgesi ve ortağın hissesini devretmesi halinde işten çıkış bildirgesini vermeyen limited şirketlere, anonim şirketlerde; yönetim kurulu üyesi olan ortağa ait sigortalı işe giriş bildirgesi ve ortağın hissesini devretmesi veya yönetim kurulu üyeliğinden ayrılması halinde işten çıkış bildirgesini vermeyen anonim şirketlere SGK tarafından idari para cezası uygulanmaktadır.

    ***

    4/b işe giriş bildirgesi verme yükümlüleri

    4/b kapsamında sigortalı sayılanlara ait sigortalı işe giriş bildirgesi verme yükümlüleri tek tek sayılmıştır. Buna göre;

    5510 sayılı Kanun'da 4/b kapsamında sigortalı sayılanlardan; ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları için ilgili vergi daireleri, gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları için esnaf ve sanatkarlar müdürlükleri, şirket ortaklarından; kolektif şirket, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ile donatma iştiraki ortaklarının sigortalılıkları için vergi daireleri, limitet şirket, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları ve anonim şirket ortaklarından yönetim kuruluna seçilenlerin sigortalılıkları için ticaret sicil memurlukları, köy ve mahalle muhtarlarının sigortalılıkları için il veya ilçe mülki amirlikleri, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların sigortalıkları için bağlı oldukları ziraat odaları veya ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlükleri bildirim yükümlüleri diğer bir ifade ile 4/b kapsamındaki sigortalılara mahsus sigortalı işe giriş bildirgesi vermesi gereken kuruluşlardır.

    5510 sayılı Kanun, daha sonra anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeliğine seçilen ortakların sigortalılığı için anonim şirketi, sonradan limitet şirkete ortak olan kişilerin sigortalılığı için limitet şirketi bildirim yükümlüsü saymamıştır. Dolayısıyla bildirim yükümlüsü sayılmayan anonim şirketlerle limitet şirketlere bir asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanması Kanun'a uygun değildir.

    SGK'nın 27.09.2011 tarih ve 2011-86 sayılı e-posta yazıları gereği SGK İl Müdürlükleri/Merkez Müdürlükleri tarafından, daha sonra anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeliğine seçilen ortaklar adına işe giriş bildirgesi vermeyen anonim şirket tüzel kişilikleri ile sonradan limitet şirkete ortak olanlar adına işe giriş bildirgesi vermeyen limitet şirket tüzel kişiliklerine idari para cezası uygulanması yasal dayanağı bulunmamaktadır.

    ****

    4/b işe giriş bildirgesi işten çıkış bildirgesi verme yükümlüleri

    4/b kapsamında olanların da sigortalılığın sona ermesi ve sigortalılıkları sona erenlere ilişkin bildirim yükümlüleri düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 9'uncu maddesine göre, 4/b kapsamında sigortalı sayılanların işten ayrılış bildirimleri ise sigortalıların kendileri tarafından ve/veya faaliyetin sona erdirilmesini bildirmekle yükümlü tutulan kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından yerine getirilmektedir.

    Kanun hükmü doğrultusunda, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeliğinden ayrılan ortakları ile limitet şirketteki hissesini devreden ortakların işten ayrılış bildirgesi bizzat sigortalı ve ilgili şirket tüzel kişiliği tarafından bildirilmelidir. Burada dikkat edilirse hem sigortalının kendisi hem de bizatihi şirket tüzel kişiliği sigortalılığın sona ermesini bildirmekle diğer bir ifade ile sigortalı işten çıkış bildirgesi vermekle yükümlü tutulmuştur.

    Sigortalı işe giriş bildirgesi vermekle yükümlü tutulduğu halde işe giriş bildirgesini vermeyen ya da kanunda belirtilen süre dışında veren işveren, ilgili vergi daireleri, esnaf ve sanatkarlar müdürlükleri, ticaret sicil memurlukları, il veya ilçe mülki amirlikleri, ziraat odaları, tarım il/ilçe müdürlüklerine bir asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

    Ticaret şirketleri ve sigortalının kendisi bildirim yükümlüsü olmadığına göre ticaret şirketlerine ya da sigortalının kendisine idari para ceza uygulanması mümkün değildir.

    Sigortalı işten çıkış bildirgelerine bağlı olarak uygulanacak idari para cezaları 5510 sayılı Kanun'un 102'nci maddesi birinci fıkrası (j) bendinde düzenlenmiştir. 102. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde, "9'uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanun'un geçici 20'nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi" yerine getirmeyenlere idari para cezası uygulanacağı belirtilmiştir. 9'uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen bildirim 4/b veya 4/c sigortalılarına ait işten ayrılış bildirgesi verilmesi değil 4/a sigortalılarına ait işten ayrılış bildirgesi verilmesidir.

    5510 sayılı Kanun'un 9'uncu maddesi hükmüne göre, sigortalının kendisi ve şirket tüzel kişiliği ortaklarının/yönetim kurulu üyesi ortaklarının sigortalılığının sona ermesini bildirmekle diğer bir ifade ile sigortalı işten çıkış bildirgesi vermekle yükümlü tutulmuş ancak 102'nci madde birinci fıkra (j) bendinde, işten ayrılış bildirgesi verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sigortalılara ve şirket tüzel kişiliğine idari para cezası öngörülmemiştir.

    SGK bir an önce 27.09.2011 tarih ve 2011-86 sayılı e-posta ile getirdiği hatalı uygulamadan dönmelidir.

    22/05/2012
    Son Değişikliklerle İnsan Kaynakları Yönetiminde Yeni Borçlar Kanunu, İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Mevzuatı Uygulamaları, İkale Sözleşmeleri ve Mobbing eğitim duyurusu
    Dr. Resul KURT tarafından verilecek olan ve ASR eğitim tarafından düzenlenen "Son Değişikliklerle İnsan Kaynakları Yönetiminde Yeni Borçlar Kanunu, İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Mevzuatı Uygulamaları "İkale Sözleşmeleri ve Mobbing…" eğitim içeriği ve duyurusu Bilginize Sunulmuştur.

    Kurt ve Koçak Danışmanlık Eğitim ve Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. müşterilerine bu eğitim için ASR eğitim tarafından yüzde 15 indirim yapılmaktadır.

    Saygılarımızla




    25/04/2012
    SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SMS HİZMETLERİ DUYURU
    Vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla, bilgiye kolay ve hızlı erişimin sağlanması; kurum hizmetlerinin tanıtılması, vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi; kurumumuzla ilişkili kişi ve kuruluşlara bilginin; düzenli, sürekli ve kesintisiz olarak ilk elden ulaştırılması, karşılıklı iletişimin güçlendirilmesi amacıyla SMS Bilgilendirme Servisi hizmete girmiştir.

    SMS Bilgilendirme Servisi ile zaman ve işgücü kayıplarının en aza indirilmesi,hizmetlerin çabuklaştırılması, posta giderlerinin azaltılması, otokontrol sağlanarak kayıp ve kaçakların ortadan kaldırılmasıyla birlikte, vatandaş memnuniyetinin artırılması hedeflenmektedir.

    SMS ile ON-LİNE BİLDİRİLEN HİZMETLER

  • ŞAHIS ÖDEMELERİ
  • ÇÖLYAK ÖDEMELERİ,
  • 4a SİGORTALI TESCİL,
  • 4b SİGORTALI TESCİL,
  • 4c SİGORTALI TESCİL,
  • 4a SİGORTALI İŞTEN AYRILIŞ,
  • 4b SİGORTALI İŞTEN AYRILIŞ,
  • 4c SİGORTALI İŞTEN AYRILIŞ,
  • 4a TOPTAN ÖDEME,
  • 4b TOPTAN ÖDEME,
  • 4c İKRAMİYE ÖDEME,
  • 4b AYLIK BAĞLAMA,
  • 4c AYLIK BAĞLAMA
  • 4a GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK,
  • 4b GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK,
  • 4a EMZİRME YARDIMI ÖDEMESİ,
  • 4b EMZİRME YARDIMI ÖDEMESİ,
  • 4a HİZMET BORÇLANMALARI,
  • 4a EMEKLİ ÖDEMELERİ,
  • 4a CENAZE ÖDEMELERİ,

    Bu işlemlerinin tarafınıza SMS ile bildirilebilmesi için aşağıda yer alan link adresinden giriş yapılması gerekmektedir.

    http://app2.sgk.gov.tr/IletisimBilgileri/jsp/IletisimBilgileriSorgula.jsp



    SGK Orjinal Duyuru Metni


  • 10/02/2012
    İşçilerden ‘Çalışma Bakanı’na mesaj var
    Faruk Çelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda oldukça başarılı bir performans sergiliyor. Uzlaştırmacı kimliğiyle bir çok sorunu hızlı ve pratik bir şekilde çözüyor.

    Bakanlık görevine başlar başlamaz toplu sözleşmelerle uğraşıp kısa zamanda çözüme kavuşturdu. Yine Asgari ücreti çok az bakana nasip olacak şekilde oybirliği ile belirledi. Kısa bir süre önce özel hastanelerin sorunlarını çözdü. Son günlerde de yaşanan ilaç krizine el koydu ve bu sorunu da kısa zamanda çözüme kavuşturdu. Yabancı uyruklu öğrencilerin ödeyemedikleri aylık 106 liralık GSS primini de yine 35 TL’ye indirerek Türk Üniversitelerinde okuyan onbinlerce yabancı öğrenciyi sevindirdi. Bakanın kendisine ulaşan her sorunu dikkatli bir şekilde araştırdığını ve çözülebilecek olması halinde de en kısa zamanda çözdüğünü biliyorum.

    Bu nedenle, işçilerden bana gelen ve mutlaka çözülmesi gerektiğini düşündüğüm bir konuyu da buradan iletmek istiyorum. Bu sorun part-time çalışan 138 bin işçinin çalışma hevesini kıran, çalışmamaya, işten ayrılmaya teşvik eden bir düzenleme. Part time çalışan işçilerin Çalışma Bakanından tabiri caizse bir şekilde iş barışını bozan, çalışma adaletini zedeleyen bir uygulamanın sonlandırılması isteği var.


    Çalışan öğrenciler müjde bekliyor

    Part-Time kapsamında yaklaşık 138 bin kişi çalışmaktadır. Bu kişilerin büyük bir bölümü üniversite öğrencisi olup, zaten çalışmazlarsa anne-babalarından sağlık yardımı alabiliyor. Çok az bir kısmı da ev hanımı olup, kısa zamanlı işlerde çalışarak aile bütçesine katkıda bulunuyorlar. Kısmi zamanlı part time işlerde çalışan ev hanımları da, yaş şartı aranmaksızın eşlerinden dolayı sağlık yardımlarından yararlanabiliyor.

    Bugüne kadar, part time çalışan kişiler bir yılda 30 gün genel sağlık sigortası primi ödeyenler, sağlıktan yararlanabiliyorlardı. Ancak, hem çalışıp hem de okumak isteyenler veya aile bütçesine katkıda bulunmak için ayda 5-10 gün çalışma isteyen ev hanımları eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlamaları zorunlu tutulmuştur.

    Yapılan düzenleme sadece kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışanları kapsıyor. Yani eksik gün nedenini puantaj kaydı olarak yapan bir kişi ayda 10 gün çalışınca eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlamayacak, ancak eksik gün nedenini kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışma olarak yapan bir kişi eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlamayacak. Bu nasıl bir hatadır, anlayabilmiş değilim.


    Ürkütülen kurbağaya değmiyor

    Bir kişinin part-time çalışması halinde bunun hem aylar itibariyle takibi, hem primlerinin ödenmesi hem de uygulamanın zorluğu göz önüne alındığında atılan taş ürkütülen kurbağaya değmiyor. Örneğin 138.000 kişinin tamamının aylık 35,46 TL kapsamında olduğu kabul edilse bile, bu tutar üzerinden hesaplama yapıldığında 15 gün çalışıp 15 gün için GSS primi ödenmesi halinde part time çalışanların ödeyeceği prim tutarı 138.000 x 17,73= 2.446.740 TL olacaktır.

    Görüleceği üzere satın alınan programa da, binlerce memuru bu işe koşturmaya da değecek bir rakam değildir. Eğer bu işçiler işten ayrılırsa (ki bunların büyük bölümü kayıtdışı çalışmak için işten ayrıldı, yada ayrılmak üzere) SGK işten ayrılanlardan dolayı kişi başına 162 TL sigorta priminden ve 24 TL vergi gelirinden mahrum kalırsa, aylık 25.668.000 TL kayıp oluşacaktır. Yani, bir kişinin 2.446.740 TL kazanmak için, 25.668.000 TL kaybetmesinin hiç bir mantıklı izahı yoktur. Bu kişiler işten ayrılıp sigortasız-kaçak çalıştığında ailelerinden sağlık yardımı almaya da devam edecekler. Çalışma Bakanının, bu soruna da el atmasını tüm çalışanlar adına rica ediyorum.


    Dr. Resul KURT

    Star Gazetesi
    info@resulkurt.com
    www.resulkurt.com

    10/04/2012
    Yeni Teşvik Sistemi
    Yeni teşvik ile ilgili sayın Başbakanın sunumu. Döküman için tıklayın


    20/02/2012
    SGK'lıların gün dökümlerini görebilecekleri web sayfası
    Sigortalının tescil kaydının tespitini sorgulama, kişi emekli aylığı alıyor ise emekli aylık bilgisini sorgulama, kişinin sağlık yardımına müstahak olup olmadığını sorgulama ve SSK ve Bağ-Kur hizmet (gün) dökümlerinin çıktısını almak için hizmet sorgulamaları https://esgm.sgk.gov.tr/Esgm/ adresinden yapılacak.

    02/04/2012
    İşten çıkartılan işçilerin hakları
    Ülkemizde özellikle 2003 yılından bu yana uygulanan iş güvencesi ile çalışanların işten çıkartılması koşullara bağlanmıştır. İş güvencesi kapsamında olan bir işçinin işten çıkartılmasında geçerli bir neden olmaması halinde işe iade davası açarak boşta geçen dört aya kadar sürenin ücreti ile işe başlatmama halinde dört ila sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilebilmektedir.

    Her hafta Cumartesi günleri sosyal güvenlik, iş hukuku ve çalışma hayatına ilişkin konuların ele alındığı ve 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyebileceğiniz “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı”nda 31 Mart 2012 Cumartesi günü İşten çıkartılan işçilerin hakları Ve İş Güvencesi konuları ele alınacak.

    İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Eski İş Müfettişi Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Koç'un konuk olarak katılacağı programda iş güvencesi kavramı ve amacı, iş sözleşmesinin feshinde geçerli neden ve haklı neden ayrımı, işçinin savunmasının nasıl alınacağı, işe iade davalarında özellik arz eden durumlar ve iş sözleşmesinin sona ermesinin hukuki sonuçları, kıdem ve ihbar tazminatı gibi önemli konular konuşulacak.

    İş Kanunu, sosyal güvenlik reformu, kıdem ve ihbar tazminatı, emeklilik, yıllık izin, iş kazası ve sağlık yardımları, çalışanların doğum ve diğer hakları ile vergi, iş hukuku ve sosyal güvenliğin bütününü içeren konuları ele alan ve izleyici sorularına cevap verilen “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı” Her hafta Cumartesi günleri 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

    İnteraktif olan programa, soru@ulketv.com.tr elektronik posta adresine de sorularınızı, yorumlarınızı gönderebilirsiniz.

    Facebook.com/resulkurt34
    Facebook.com/DrResulKurt
    twitter.com/resulkurt34

    19/03/2012
    İş kazalarında kim suçlu, kim kusurlu?
    Bu haftanın belki de en üzücü olaylarından biriydi, Esenyurt faciası. Göz göre göre gelen 11 ölümle ilgili hem Çalışma Bakanlığı ve hem de Cumhuriyet Savcılığı ile diğer kurum ve kuruluşlar inceleme-araştırma ve soruşturma yapıyor. İş kazalarından dolayı işverenler üç farklı sonuçla karşılaşabilir.

    İş kazasıyla ilgili olarak Cumhuriyet Savcıları tarafından ceza soruşturması yapılarak, Ceza Hukuku’na göre sorumlular hakkında dava açılması gerekiyor.

    SGK tarafından işverene rücu davası açılmaktadır. Yine, iş kazası nedeniyle sakat kalan işçilerle vefat eden işçilerin ailesi maddi ve manevi tazminat davası açabilecektir. Maddi ve manevi tazminat davalarında da işçiye veya ailesine büyük miktarlarda ödeme yapılabilmektedir.

    Her hafta Cumartesi günleri sosyal güvenlik, iş hukuku ve çalışma hayatına ilişkin konuların ele alındığı ve 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyebileceğiniz “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı”nda 17 Mart 2012 Cumartesi günü iş sağlığı ve güvenliği konuları ele alınacak.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı E. Baş İş Müfettişi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Çetin Ürüt'ün konuk olarak katılacağı programda Esenyurt faciası tüm boyutlarıyla ele alınacak. İş kazalarında işverenlerin sorumlulukları, risk değerlendirmeleri, iş güvenliği eğitimleri, iş kazalarının hukuki sonuçları gibi önemli konular konuşulacak.

    İş Kanunu, sosyal güvenlik reformu, kıdem ve ihbar tazminatı, emeklilik, yıllık izin, iş kazası ve sağlık yardımları, çalışanların doğum ve diğer hakları ile vergi, iş hukuku ve sosyal güvenliğin bütününü içeren konuları ele alan ve izleyici sorularına cevap verilen “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı” Her hafta Cumartesi günleri 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

    İnteraktif olan programa, soru@ulketv.com.tr elektronik posta adresine de sorularınızı, yorumlarınızı gönderebilirsiniz. Ayrıca facebook ve twitter üzerinden se ulaşabilirsiniz.

    Facebook.com/resulkurt34
    Facebook.com/DrResulKurt
    twitter.com/resulkurt34

    19/03/2012
    ÜMRANİYE SGM AÇILIŞI
    Ümraniye Sosyal Güvenlik Merkezi 12 Mart 2012 tarihi itibariyle fiili olarak hizmete başlamış olup,Ümraniye, Çekmeköy ve Sancaktepe ilçelerine hizmet verecektir.
    Bilgilerinize sunar, saygılar dileriz.

    Müdürlük Bilgileri
    Müdür: Coşkun BİLGİN
    Adres: Mehmet Akif Mahallesi Tavukçuyolu Caddesi No: 132 Ümraniye/ İSTANBUL
    Telefon: 0 (216) 420 21 21
    Faks: 0 (216) 420 21 47
    E-posta: umraniyesgm@sgk.gov.tr


    13/03/2012
    Şubat ayında çalışan işçilere ait eksik gün sayısının bildiriminde dikkate edilecek hususlar

    ÖNEMLİ DUYURU

    ŞUBAT AYINDA ÇALIŞAN İŞÇİLERE AİT EKSİK GÜN SAYISININ BİLDİRİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

    1- Ay/dönem içinde işe girişi veya işten çıkışı bulunmayan sigortalılar yönünden;

    Ay/dönem içinde işe girişi veya işten çıkışı bulunmayan, çeşitli nedenlerle (istirahat, ücretsiz izin, disiplin cezası gibi) ay/dönemin bazı günlerinde çalışmayan ve çalışmadığı günler için de ücret almayan sigortalıların ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayıları, ilgili ay/dönemdeki gün sayısından, ücret almaya hak kazanılmamış gün sayısı çıkartılmak suretiyle hesaplanacaktır.

    Örnek-1: Özel sektöre ait bir işyerinde çalışan (A) sigortalısın, 2012/Şubat ayında 10 gün ücretsiz izinli olduğu ve ayın kalan günlerinin tamamı için ücret almaya hak kazanmış olduğu varsayıldığında, söz konusu ayda 29 gün bulunması ve sigortalının 10 gün eksik çalışmış olması nedeniyle, bahse konu sigortalının 2012/Şubat ayındaki prim ödeme gün sayısı 19 olacaktır.

    Örnek-2: Özel sektöre ait bir işyerinde çalışan (B) sigortalının, 2012/Şubat ayında hiç çalışmadığı ve Şubat ayında ücretsiz izin kullandığı varsayıldığında, söz konusu ayda 29 gün bulunması ve sigortalının hiç çalışmaması nedeniyle, bahse konu sigortalının 2012/Şubat ayındaki prim ödeme gün sayısı 0, eksik gün sayısı da 29 olacaktır.

    2- Ay/dönem içinde işe girişi veya işten çıkışı bulunan sigortalılar yönünden;

    Ay/dönem içinde işe başlayan veya işten ayrılan sigortalıların, aynı zamanda çeşitli nedenlerle (istirahat, ücretsiz izin, disiplin cezası gibi) ay/dönem içinde hak kazanılmış hafta tatili dışında, çalışmadığı ve çalışmadığı günler için de ücret almadığı günlerin bulunması durumunda, ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayısı, ücret alınan gün sayısı esas alınmak suretiyle, başka bir ifade ile ilgili ay/dönemdeki gün sayısından, işe başladığı tarihten önceki gün sayısı, işten ayrıldığı tarihten sonraki gün sayısı ve ücret alınmayan gün sayısı çıkartılmak suretiyle hesaplanacaktır.

    Örnek-3: Özel sektöre ait bir işyerinde, 08/02/2012 tarihinde işe başlamış olan sigortalının, 2012/Şubat ayında işe başladığı tarihten sonra 3 gün istirahatli bulunduğu ve hak kazanılmış hafta tatili dışında söz konusu ayın diğer günlerinin tamamında çalışmış olduğu varsayıldığında, ilgili aydaki prim ödeme gün sayısı 29- 7 - 3 = 19 olacaktır. (parmak hesabıyla çalıştığı gün tespit edilecek) Bu durumda adı geçen kişinin Şubat/2012 dönemindeki çalıştığı gün sayısı 19 olarak e-bildirge menüsünde belirtilecektir.

    Örnek-4: Özel sektöre ait bir işyerinde, 01/02/2012 tarihinde işe başlamış olan sigortalının, 2012/Şubat ayında tam gün çalıştığı varsayıldığında çalıştığı gün sayısı 30 olarak belirlenecektir. (Ayın birinde işe giren ve o ay tam çalışanlar için parmak hesabı yapılmaz. Çalışma gün sayısı 30 olarak belirlenir.)

    Örnek-5: Özel sektöre ait bir işyerinde, 04/02/2012 tarihinde işe başlamış olan sigortalının, 29 Şubat günü işten ayrıldığı varsayıldığında, ilgili aydaki prim ödeme gün sayısı 29-3 = 26 olacaktır. (parmak hesabı).

    3- İşverenlerce, SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalılara, istirahatlı oldukları süreler için ücret ödenmesi halinde prim ödeme gün sayısının hesaplanması

    SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alan (ay/dönem içinde istirahatlı olan) sigortalıların prim ödeme gün sayıları, ücret aldığı günler dikkate alınmak suretiyle hesaplanmaktadır.

    İşverenlerce SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalılara, SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile normal günlük kazançları arasındaki fark ücretleri veya SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği dikkate alınmaksızın ayrıca normal günlük ücretlerinin ödendiği durumlarda, geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalılara istirahatlı bulundukları süreler için işverenlerince yapılan bu ödemeler, prime tabi tutulacaktır.

    Dolayısıyla prime tabi tutulan bu ödemelerin sigorta primine esas günlük kazanç alt sınırının altında kalması halinde, prime esas günlük kazanca tamamlanarak, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primi de dahil olmak üzere prime tabi tutulması ve bu primlerin ilişkin olduğu sürelerin aylık prim ve hizmet belgesinde prim ödeme gün sayısına ilave edilmesi gerekmektedir.

    Örnek-6: Özel sektöre ait bir işyerinde çalışmakta iken 17/2/2012 - 25/2/2012 döneminde istirahatlı olması nedeniyle SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alan bir sigortalı için, işvereni tarafından bu süreler için SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği dikkate alınmaksızın (iyilik kabilinden) tam ücretinin ödendiği varsayıldığında, söz konusu sigortalının 2012/Şubat ayındaki prim ödeme gün sayısı 30 olacaktır.

    Saygılarımızla
    Kurt ve Koçak Danışmanlık
    Eğitim ve Yay. Tic. Ltd. Şti.

    12/03/2012
    2012 yılı asgari işçilik incelemesi yapılacak sektörler
    Değerli İnsan Kaynakları Yöneticileri,

    SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 2012 yılı asgari işçilik incelemesi yapılacak sektörler şunlardır:
    1- Hazır yemek ve yiyecek imalatı sektörü
    2- Kakao, çikolata ve şekerleme imalatı sektörü
    3- Oteller, benzeri konaklama yerleri.

    Asgari işçilik incelemesi her sektör için ve sektörlerin kendi özellikleri göz önünde bulundurularak ayrı ayrı işyeri bazında yapılmaktadır. Asgari işçilik incelemesi yapılırken, her sektörün kendisi ile ilgili düzenlenmiş mevzuat hükümleri öncelikle göz önünde bulundurulur. Bu mevzuatlarda yer alan;

    - Çalıştırılması zorunlu personel tanımları-sayıları, bunlara ödenmesi gereken ücretlerin meslek odaları ile yapılacak olan yazışmalarla tespiti,
    - Çalışma ve üretim izinleri,
    - İşçilerin kimlik bildirimleri,
    - Ticari defter, fatura ve sevk irsaliyesi gibi kayıt ve belgelerde yazılı miktarlar üzerinden tespit,
    - İşyeri kapasite raporları,
    - İmalat süreçlerinin ve imalatta kullanılan makine-teçhizatın incelenmesi sonucu çalıştırılması gereken en az işçinin tespiti,
    - Belediyelerden, ticaret ve sanayi odalarından, esnaf odalarından, Sağlık İl Müdürlüklerinden, ilgili Bakanlıktan istenecek belge ve bilgiler,
    - Emsal işletmelere ilişkin bilgi ve belgeler,

    göz önünde bulundurularak çalıştırılması gereken en az işçi sayısı, bu işçilere ödenmesi gereken en az ücret ve bu işçilerin çalışma gün sayıları kayıt ve belgelerdeki bildirimlerle kıyaslanarak asgari işçilik incelemesi tamamlanmaktadır.

    Saygılarımızla,
    Kurt ve Koçak Danışmanlık
    Eğitim ve Yay. Tic. Ltd. Şti.

    08/03/2012
    Çalışan kadınların hakları
    Dr. Resul KURT * DÜNYA GAZETESİ
    info@resulkurt.com
    www.resulkurt.com


    Dün, 8 Mart Dünya Kadınlar günüydü. 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlayan dokuma işçilerine polisin saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçinin can vermesiyle büyük bir felaket yaşandı. 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edildi. Türkiye'de de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı.

    Dünyanın birçok bölgesinde kadına şiddetin durmadığı, olabildiğine ayrımcılığın yapıldığı bir Dünya'da bir günlüğüne kadınların hatırlanması ne kadar doğrudur, bunu da okurlarımızın takdirine bırakıyoruz.

    Bugün okurlarımızın önemli bir kısmını oluşturan çalışan kadınların haklarını ele almak istedik. Öncelikle çalışma hayatında kadınlar için hep koruyucu hükümler olduğunu söylemeliyiz. Zaman zaman köşe yazılarında dile getirdiğimiz haklardan birçok çalışan kadın haberdar olmadığı için mağduriyetler yaşanıyor. İşte çalışan kadınların hakları;

    1- Kadınlara eşit davranılması gerekiyor
    Çalışan kadınların işyerlerinde ayrımcılığa tabi tutulmaması gerekiyor. İş Kanununa göre işveren, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.

    2- Yer ve su altında çalıştırma yasağı
    İş Kanunu'na göre, maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde on sekiz yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınların çalıştırılması yasaklanmıştır.

    3- Gebe kadınların gece çalıştırılma yasağı
    Kadın işçiler, gebe olduklarının doktor raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar, emziren kadın işçiler ise doğum tarihinden başlamak üzere altı ay süre ile gece postalarında çalıştırılamazlar.

    4- Gebe kadınların periyodik kontrollerine izin verilmesi
    Gebe işçilere gebelikleri süresince, periyodik kontrolleri için ücretli izin verilmesi gerekmektedir.

    5- Doğum halinde istirahat ve geçici iş göremezlik hakkı
    Gebe işçinin doğumdan önce 8 (Çoğul gebelik halinde 2 hafta süre eklenir) ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftalık süre için günlük kazancının üçte ikisi oranında geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir. Erken doğum yapılması halinde ise, erken doğum yapılan süre doğum sonrasına eklenecek.

    6- Doğum yapan kadının ücretsiz izin hakkı
    Doğum yapan kadın işçiye isteği halinde, altı aya kadar ücretsiz izin verilmesi gerekmektedir.

    7- Süt izni
    Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam birbuçuk saat süt izni verilir. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.

    8- Gazetecilerin doğum izni ve ücreti
    Basın İş Kanunu'na göre, kadın gazetecinin hamileliği halinde hamileliğinin yedinci ayından itibaren doğumun ikinci ayının sonuna kadar izinli sayılacak ve bu süre zarfında gazeteciye son aldığı ücretin yarısı ödenecektir.

    9- Doğum borçlanması
    4/a (SSK) sigortalısı kadınların doğum nedeniyle çalışamadıkları, en fazla iki doğum için geçerli olmak üzere, ikişer yıllık sürelerinin borçlandırılmasında sigortalının doğumdan önce 4/a bendi (SSK) kapsamında tescil edilmiş olması ve adına kısa ya da uzun vadeli sigorta kolları yönünden prim ödenmiş olması yeterli sayılmaktadır. Özellikle, sigortalı olunan tarihten önceki doğumlar için borçlanma hakkı verilmemesinden dolayı kadınlar mağdur ediliyor. Umarız bu mağduriyette en kısa zamanda giderilir.

    10- Özel günlerde çalıştırma yasağı
    Kadınlar, ay hali günlerinde ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamazlar. Bu günlerin sayısı 5 gün olarak hesap edilir. Ay halinin başlangıcı işçinin ihbar tarihidir.

    11- Evlenen kadına kıdem tazminatı
    Kadın işçiler, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi rızası ile iş sözleşmesini sona erdirmesi durumunda kıdem tazminatı almaya hak kazanacaklardır. Ancak, bu durumda ayrıca ihbar tazminatı da ödenmeyecektir.

    Bu vesileyle daha önce zaman zaman dile getirdiğimiz çalışan kadınların haklarını hatırlatmış olduk. Tüm okurlarımızın Dünya Kadınlar günü kutlu, yarınları hep umut dolu olsun...

    07/03/2012
    İŞVERENLERİMİZE DUYURU !
    Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan duyuruya göre;

    e-sigorta uygulamaları içinde yer alan Sigortalı İşe Giriş ve İşten Çıkış Bildirgesi” ve “Geçici 20. Madde Sandıklarının İştirakçi Giriş ve Ayrılış Bildirgesi” programlarının 5 Mart 2012 tarihi (pazartesi) saat 17.42 ile 6 Mart 2012 tarihi (Salı) saat 9.43 saatleri arasında hizmet dışı kaldığı tespit edilmiştir.

    Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 5. maddesinde e-sigorta ortamında gönderilmesi zorunlu tutulan bilgi ve belgelerin Kurumun bilgi işlem sistemlerinin hizmet dışı kalması sonucu öngörülen sürenin son gününde Kuruma gönderilmemesi halinde, sorunların ortadan kalktığı tarihi takip eden beşinci işgününün sonuna kadar belge veya bilgiyi gönderilmesi durumunda bu yükümlülüklerin Kanunda öngörülen sürede yerine getirilmiş olduğunun kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.

    Buna göre, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalılar (eski SSK’lılar) ile 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine tabi sigortalılar (Banka ve sigorta sandıklarına tabi çalışanlar) yönünden işe giriş ve işten ayrılış bildirgesinin verilmesinin son günü 5 Mart 2012 tarihi olan (4-5-6 Mart 2012 tarihleri arasında işe girenler) sigortalılar yönünden bildirgenin verilme süresi SGK tarafından 12 Mart 2012 tarihi saat 23.59’a uzatılmış olup 5 Mart 2012 tarihinde verilmesi gereken bildirgelerin 12 Mart 2012 tarihine kadar verilmesi halinde idari para cezası uygulanmayacağı duyurulmuştur.


    Saygılarımızla
    Kurt ve Koçak Danışmanlık
    Eğitim ve Yay. Tic. Ltd. Şti.

    02/03/2012
    Sosyal güvenlikte güncel gelişmeler?
    Her hafta Cumartesi günleri sosyal güvenlik, iş hukuku ve çalışma hayatına ilişkin konuların ele alındığı ve 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyebileceğiniz “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı”nda 3 Mart 2012 Cumartesi günü sosyal güvenlikte güncel gelişmeler, genel sağlık sigortası, kiraların beyanı ve yeni Türk Ticaret Kanunu ele alınacak.

    Yaklaşım Yayıncılık imtiyaz sahibi, Posta Gazetesi köşe yazarı ve YMM Ekrem Sarısu'nun konuk olarak katılacağı programda sosyal güvenlikte güncel gelişmeler, genel sağlık sigortasında zorunlulukta nelere dikkat edilmeli, eş ve çocukların sağlıktan yararlanması, doğum yardımları ücretsiz mi? SGK idari para cezalarında son değişiklikler, kiralardan vergi alınır mı? Kiraların beyanında nelere dikkat edilmeli gibi sosyal güvenlik ve iş hukukundaki son düzenlemeler konuşulacak.

    İş Kanunu, sosyal güvenlik reformu, kıdem ve ihbar tazminatı, emeklilik, yıllık izin, iş kazası ve sağlık yardımları, çalışanların doğum ve diğer hakları ile vergi, iş hukuku ve sosyal güvenliğin bütününü içeren konuları ele alan ve izleyici sorularına cevap verilen “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı” Her hafta Cumartesi günleri 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

    İnteraktif olan programa, soru@ulketv.com.tr elektronik posta adresine de sorularınızı, yorumlarınızı gönderebilirsiniz.

    Facebook.com/resulkurt.34
    Facebook.com/DrResulKurt
    twitter.com/resulkurt34

    24/02/2012
    SGK'nın inadı yüz bin kişiyi işsiz bıraktı .
    Başlığa bakınca, yüz bin kişi neden işsiz kaldı diyeceksiniz. Konu çok basit, 1 Ocak'ta part-time çalışan işçilerin genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlama zorunluluğu getirildi.

    Yaklaşık 140 bin part-time çalışan işçi var. Yasaya göre, eksik gün nedeni "kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışma ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışma" olan kişiler eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlamaları gerekiyor.

    Aylık prim ve hizmet belgesinde eksik gün nedeni "06- Kısmi istihdam" ve "17- Ev hizmetlerinde 30 günden eksik çalışma" seçeneğinin işaretlenmesi halinde eksik günlere ait GSS primleri 30 güne tamamlanacak, Aylık prim ve hizmet belgesinde eksik gün nedeni bu iki neden dışında olanlar bu zorunluluk dışında kalacak.

    Örneğin, bir kişinin puantaj usulüyle bir işyerinde çalışması halinde, puantaj sistemi, çalışma günlerinin puantaj kaydının tutulması ve puantaj belgesinde gösterilmesidir. Bir kişinin çalıştığı gün sayısının puantaj kaydı ile belgelendirilmesi ve eksik gün nedeninin "07 Puantaj kayıtları" olarak aylık prim hizmet belgesinde gösterilmesi ve "İşverenin veya sigortalının imzasını da taşıyan puantaj kayıtları"nın eksik gün nedeni olarak SGK'ya bildirilmesi halinde, eksik günlere ait GSS primleri 30 güne tamamlanmasına gerek yoktur.

    Part-time veya çağrı usulüyle çalışanların büyük bir bölümü, üniversite öğrencilerinden oluşuyor. Ve bunlar hem çalışarak ülke ekonomisine katkıda bulunuyor, hem de vergi ve sigorta primi ödüyor hem de kimseye muhtaç olmadan eğitimlerini kendi çabalarıyla devam ettiriyorlar.

    Daha önce çok yazdım. SGK bu hatasından dönünceye, doğruyu anlayıncaya kadar da yazmaya devam edeceğim. Maalesef SGK yönetimi üç maymunu oynamaya devam ediyor. Görmedim, duymadım, bilmiyorum denince her şeyin düzgün işlediğini sanıyorlar. Oysa sosyal güvenlik sisteminde önemli ve ciddi bir çok sorun çözüm bekliyor.

    Yaklaşık 100 bin civarındaki part-time çalışan işçi, GSS primi ödememek için işten ayrıldı. Burada sadece SGK'nın aylık prim kaybı 20-25 milyon TL olacak.


    Part-time işçiler teste girecek

    Part-time çalışan işçilere SGK tarafından gelir testi yaptırmaları için "gelir testine müracaat bildirim" belgesi adreslerine gönderildi. Bu yazıyı alan soluğu işyerinde alıp, istifasını verdi. 200-300 TL kazanıp, neden bir de bu kadar GSS primi ödeyelim diyorlar haklı olarak.

    "Gelir testine müracaat bildirim" belgesi tebliğ edilenler, tebliğ tarihinden itibaren en geç bir ay içinde ikametlerinin bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvurmaları gerekiyor.

    Genel sağlık sigortası kapsamında tescil edilenlerin gelir testi yaptırmaları sonucunda ödeyecekleri prim miktarı, kişinin gelir durumuna göre belirlenmektedir. Gelir testi sonucu, aile içinde kişi başına düşen gelir tutarının asgari ücretin üçte birinden az (295.50 TL) olması durumunda bu kişiler, primleri devlet tarafından karşılanmak suretiyle genel sağlık sigortasından yararlanacaklar.

    Gelir testi sonucu, aile içinde kişi başına düşen gelir tutarının asgari ücretin üçte birinden fazla olması durumunda, tespit edilen gelir düzeyine göre prim ödeme yükümlüsü olacaktır.

    Gelir testinin yaptırılmaması halinde ise tescil edilen kişinin geliri, asgari ücretin iki katından fazla olduğu kabul edilerek asgari ücretin iki katı üzerinden (30 günlük tutar 213 TL olup eksik gün sayısı ile orantılı olarak prim ödenecektir) prim ödemesi gerekecektir.

    "Gelir testine müracaat bildirimi" tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına başvurmayanların tescil başlangıç tarihinden itibaren aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı, asgari ücretin iki katı esas alınarak primleri tahakkuk ettirilecek ve ödemesi gereken prim miktarı, sosyal güvenlik il müdürlüğü / sosyal güvenlik merkezi tarafından 7201 sayılı Kanun'a göre iadeli taahhütlü posta yoluyla tebliğ edilecek.

    Gelir tespitinde aile olarak, aynı hane içinde yaşayan MERNİS kayıtlarında yer alan eş, yaşlarına bakılmaksızın evli olmayan çocuk ve genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilecek kişinin ana ve babası esas alınacaktır. Ancak, aynı hanede yaşamayan ve öğrenim nedeniyle başka bir hanede yaşayan evli olmayan çocuklardan 25 yaşını doldurmayanlar gelir tespitinde aile içinde değerlendirilecek.

    Son olarak, SGK yönetimine bu çağrıyı yenilemek istiyorum. Eksik gün nedeni "kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışma ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışma" olan kişilerin eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlamaları uygulamasını değiştirin.

    Dr. Resul KURT
    STAR GAZETESİ

    12/04/2012
    İşçi ve işveren ilişkilerinde hukuki anlaşmazlıklar
    İş hayatında her zaman iş barışının korunması, işçi ve işveren ilişkilerinin karşılıklı güven ve saygı ile yürütülmesi gereklidir.

    Ancak çoğu zaman taraflar arasında çalışma koşulları, ücret, performans ve işyeri dışındaki çeşitli nedenlerle anlaşmazlıklar çıkabilmektedir.

    İşte sağlıklı bir ortamda yürütülmesi gereken işçi ve işveren ilişkileri ve hukuki anlaşmazlıklar Ülke TV'de masaya yatırılacak.

    Her hafta Cumartesi günleri sosyal güvenlik, iş hukuku ve çalışma hayatına ilişkin konuların ele alındığı ve 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyebileceğiniz “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı”nda 14 Nisan 2012 Cumartesi günü işçi ve işveren ilişkileri ve hukuki anlaşmazlıklar ele alınacak.

    E. İş Müfettişi İş ve Sosyal Güvenlik Müşaviri Mehmet Koçak ve RB Et Lokantaları Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Bingöl'ün konuk olarak katılacakları programda konuları işveren ve işçiler açısından ayrıntılı olarak ele alınacak. İşçinin hakkına ve hukukuna riayet etmenin önemi, işçi ve işveren arasında yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ile iş barışının korunmasında nelere dikkat edileceği açıklanacak. Yine en fazla sorun yaşanan konular olan kıdem ve ihbar tazminatı konuşulacak.

    İş Kanunu, sosyal güvenlik reformu, kıdem ve ihbar tazminatı, emeklilik, yıllık izin, iş kazası ve sağlık yardımları, çalışanların doğum ve diğer hakları ile vergi, iş hukuku ve sosyal güvenliğin bütününü içeren konuları ele alan ve izleyici sorularına cevap verilen “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı” Her hafta Cumartesi günleri 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

    İnteraktif olan programa, soru@ulketv.com.tr elektronik posta adresine de sorularınızı, yorumlarınızı gönderebilirsiniz.

    Facebook.com/resulkurt34
    Facebook.com/DrResulKurt
    twitter.com/resulkurt34

    01/11/2011
    ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

    1 Kasım 2011 SALI

    Resmî Gazete

    Sayı : 28102

    TEBLİĞ

    Maliye Bakanlığından:

    ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

    (SERİ NO: 22)

    4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa1 ekli (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tabi araçların vergilendirilmesine ilişkin aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür.

    A) TAŞITLARA AİT 2A NUMARALI ÖTV BEYANNAMESİNİN ELEKTRONİK ORTAMDA VERİLMESİ

    340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin2 “Kapsam” başlıklı III üncü bölümünün (3/b) sırası ile 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin3 “Elektronik Ortamda Gönderilmesi Zorunlu Beyannameler” başlıklı 1 inci bölümünün (d) sırasındaki parantez içi hükümlerle, 2A numaralı özel tüketim vergisi beyannamesi, elektronik ortamda verilme mecburiyeti dışında tutulmuştur.

    Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden 2A numaralı ÖTV beyannamesinin 1 Aralık 2011 tarihinden itibaren elektronik ortamda düzenlenerek verilmesi uygun görülmüştür. Buna göre 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tabi araçlara ait kağıt ortamındaki 2A numaralı ÖTV beyannameleri 1 Aralık 2011 tarihinden itibaren kabul edilmeyecek olup, bu tarihten itibaren kara, deniz ve hava taşıtları için üç farklı şekilde oluşturulan elektronik ortamdaki 2A numaralı ÖTV beyannameleri düzenlenerek vergi dairelerine gönderilecektir. Ayrıca isteyen mükelleflerin 1 Kasım 2011 tarihinden itibaren elektronik ortamda 2A numaralı ÖTV beyannamesi vermeleri de mümkün bulunmaktadır.

    Motorlu araç ticareti yapan mükelleflerin merkez ve şubelerinde düzenledikleri 2A numaralı ÖTV beyannamesini internet vergi dairesini kullanarak elektronik ortamda gönderebilmeleri için katma değer vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine, örneği Tebliğ ekinde (EK:1) yer alan “2A Numaralı ÖTV Beyannamesini Gönderme Talep Formu" ve ekini düzenleyerek müracaat etmeleri gerekmektedir. Mükellef veya kanuni temsilci tarafından imzalanacak formun, bunlar tarafından bizzat vergi dairesine teslim edilemeyecek olması halinde, ilgili vergi dairesine verecekleri bir dilekçe ile kendilerine ait kullanıcı kodu, parola ve şifreyi ihtiva eden zarfın vergi dairesince, noterde verilmiş vekâletnameyle yetkili kıldıkları kişiye verilmesini talep edebileceklerdir.

       Mükelleflerin talebi halinde, merkez ve şubelere işlem hacmi ile mütenasip olmak üzere birden fazla kullanıcı kodu, parola ve şifre verilebilecektir. ÖTV 2A beyannamesinin elektronik ortamda gönderilebilmesi için merkez ve şubelere ait kullanıcı kodu, parola ve şifre ek talep formu örneği tebliğ ekinde (EK:2) yer almaktadır. Ayrıca motorlu araç ticareti yapanların farklı yerlerdeki şubelerinin, mükellefiyet kaydının (mükellefiyetsiz şube kaydı dahil) bulunduğu yerdeki vergi dairesine başvurarak kullanıcı kodu, parola ve şifre almaları da mümkündür.

    2A numaralı ÖTV beyannamesini internet vergi dairesini kullanarak elektronik ortamda gönderebilmeleri için kullanıcı kodu, parola ve şifre talep eden mükelleflerin motorlu araç ticaretini faal olarak icra ettiği hususu vergi dairesince tespit edildikten sonra 2A numaralı ÖTV beyannamesini elektronik ortamda göndermek için kullanıcı kodu, parola ve şifre aşağıda belirtildiği şekilde verilecektir.

    2A Numaralı ÖTV Beyannamesini Gönderme Talep Formu ve eki ile birlikte talepte bulunan mükelleflere vergi dairesince, müracaat anında sistemden üretilecek kullanıcı kodu, parola ve şifreyi ihtiva eden kapalı bir zarf verilecektir. Şifre zarfının mükellefe veya yetki verilen kişiye tesliminde; "........ Vergi Dairesinin ......... vergi kimlik numaralı mükellefi .....................'ya beyannamelerini elektronik ortamda gönderebilmesi için kullanıcı kodu, parola ve şifreyi ihtiva eden zarf, kapalı olarak teslim edilmiştir." şeklinde bir "Teslim Tutanağı" tanzim edilecek ve söz konusu tutanak mükellef veya noterde verilmiş vekaletnameyle yetki verdiği kişi ile vergi dairesi müdürü veya müdür yardımcısı tarafından tarih konulmak suretiyle imzalanacaktır. Tanzim edilen teslim tutanağı ile talep formu ve ekinin birer örneği mükellefin dosyasında muhafaza edilecektir.

    Mükellefler kendilerine verilen kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kullanımından sorumludurlar. Bu nedenle kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini başka amaçlarla kullanamazlar, herhangi bir üçüncü kişiye açıklayamazlar ve kullanımına izin veremezler, işyerinin satışı, transferi ve işi bırakmada üçüncü kişilere devredemezler, kiralayamazlar ve satamazlar. Mükellefler kullanıcı kodu, parola ve şifrenin yetkisiz kişilerce kullanıldığını öğrendikleri anda (kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kaybedilmesi, çalınması vb. durumlar dahil) Gelir İdaresi Başkanlığının 444 0 435 telefon numarasından Çağrı Merkezine veya ilgili vergi dairesine derhal bilgi vereceklerdir.

    Elektronik ortamda yapılan işlemlerin tespit ve tevsikinde, Gelir İdaresi Başkanlığı/vergi dairesi kayıtları esas alınacaktır.

    Mükellefler, 2A numaralı ÖTV beyannamesini elektronik ortamda gönderebilmek için aldıkları kullanıcı kodu, parola ve şifreyi kullanarak Gelir İdaresi Başkanlığının www.gelirler.gov.tr adresindeki İnternet Vergi Dairesinde ilgili bölüme giriş yapacaktır. İnternet vergi dairesi kullanılarak düzenlenen 2A numaralı ÖTV beyannamelerinde vergi dairesi olarak, işlemin yapıldığı yerdeki (birden fazla vergi dairesi varsa motorlu taşıtlar vergisi ile görevli) vergi dairesi seçilecektir.

    Elektronik ortamdaki 2A numaralı ÖTV beyannamesinin:

    - “Alış Bilgileri” bölümündeki KDV matrahına, alış faturasındaki (varsa alış faturasında gösterilen iskontolardan sonra) üzerinden KDV hesaplanan matrah tutarı yazılacaktır. ÖTV mükellefinin, alış faturası ile aracı ilk iktisap kapsamında teslimi tarihine kadar, aracı satın aldığı firmanın kendisine iskonto yapmış olması halinde; bu iskontoya ilişkin belge tarihi, numarası, tutarı ile bu iskontonun düşülmesinden sonra oluşan net alış bedeli de bu bölüme yazılacaktır.

    - “Aracın Satın Alındığı Satıcının” bölümüne, ÖTV mükellefinin beyanda bulunduğu aracı satın aldığı (imalatçı, ithalatçı, distribütör veya yurt dışındaki satıcı gibi) kişi veya kuruluşa ait bilgiler yazılacaktır.

    - “Aracın Satıldığı Alıcının” bölümüne ise beyanda bulunulan aracın ilk iktisap kapsamında teslim edildiği kişi veya kuruluşa ait bilgiler girilecektir. Ancak ilgili mevzuatında belirlenen belgelerin ibrazı şartıyla istisna kapsamında ÖTV hesaplamaksızın yapılan teslimlere veya indirilecek ÖTV’ye ilişkin tevsik edici belgelerin, beyannamenin verildiği gün vergi dairesine tevdi edilmesi zorunludur.

    Öte yandan 2A numaralı ÖTV beyannamesinin elektronik olarak gönderilmesi işlemini müteakiben, beyannamede gösterilen ÖTV’nin aynı gün içerisinde vergi dairesine veya anlaşmalı bankalara ödenmesi gerekmektedir.

    Mükellefin beyanı üzerine tarh ve tahakkuk ettirilerek ödenen vergi için, vergi makbuzunun yanı sıra elektronik ortamda “ÖTV Ödeme Belgesi” oluşturulacaktır. ÖTV mükellefleri bu belgenin bir dökümünü alıp, kaşe tatbik ederek imzalayacak ve alıcılara verecektir. Gelir İdaresi Başkanlığının “www.gib.gov.tr” adresindeki İnternet Vergi Dairesi/Sorgulamalar/ÖTV Ödeme Belgesi bölümüne sözü edilen belgede yer alan doküman numarası veya tahakkuk bilgileri ile giriş yapılmak suretiyle, ilk iktisabı yapılan araç ve ödenen ÖTV bilgilerinin sorgulanması mümkündür.

    ÖTV Kanununun 13 üncü maddesinin 3 numaralı fıkrası ile Kanuna ekli (II) sayılı listede yer alan taşıtlardan kayıt ve tescile tabi olanlar için kayıt ve tescile yetkili memurların, motorlu araç ticareti yapanların, icra memurları ile bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştiren diğer kişi ve kuruluşların, ilk iktisapla ilgili işlemlerinin tamamlanmasından önce ÖTV'nin ödendiğini gösterir belgeyi aramak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Bu nedenle sözü edilen araçların kayıt ve tescil işlemini yapan trafik, belediye ve liman sicil memurları, Ulaştırma Bakanlığı sivil hava vasıtaları sicil memurları, Türk Silahlı Kuvvetlerindeki kayıt ve tescil görevlileri kayıt ve tescil işleminden önce yukarıda belirtildiği şekilde veya Gelir İdaresi Başkanlığından elektronik ortamda sorgulama yapmak zorundadırlar. Söz konusu taşıt araçlarının kullanılmak üzere ithalinde ÖTV'nin ödendiğini gösteren gümrük makbuzunun aslının yanı sıra gümrük idaresi veya noter tarafından onaylı örneğine göre de kayıt ve tescil işlemi yapılabilecektir.

    Elektronik ortamda verilen 2A numaralı ÖTV beyannamesinde gösterilen verginin aynı gün içerisinde ödenmemesi halinde, süresinde ödenmeyen vergi 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanan gecikme zammıyla birlikte tahsil edilecektir.

    Elektronik ortamda 2A numaralı ÖTV beyannamesi veren mükelleflerin, beyannamede gösterilen vergi tutarı ödensin veya ödenmesin, beyannameyi elektronik olarak düzeltmesi veya iptal etmesi mümkün değildir. İşlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya aracın iade edilmesi hallerinde düzeltme, 1 Seri No.lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliğinin4 (15.1.1.) bölümündeki açıklamalara göre yerine getirilecektir. Vergisi bu suretle düzeltilen araçların ilk iktisap kapsamında yeniden tesliminde elektronik ortamda beyanda bulunulabilecektir. Mükelleflerin beyanlarını düzeltme talepleri de verilen beyannameye göre yapılan işlemlerin yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilmesi, daha sonra yeni beyanname verilmesi suretiyle gerçekleştirilecektir.

    Müzayede yoluyla satışlarda, araçların tadilatında veya istisnadan yararlanmış olan araçların satın alınmasında ÖTV beyan edecek olan kişi veya kuruluşlardan sürekli katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, bu işlemleri için Gelir İdaresi Başkanlığının “www.gib.gov.tr” adresindeki Formlar ve Yayınlar/Beyanname Örnek Formları bölümünde yer alan 2A numaralı ÖTV beyannamesinin (A4) kağıdı boyutundaki çıktısını düzenleyerek ilgili vergi dairesine beyanda bulunup vergi ödeyeceklerdir. Bu şekilde ödenen vergi için vergi makbuzunun yanı sıra elektronik ortamda oluşturulan ÖTV Ödeme Belgesinin bir çıktısı vergi dairesince mükellefe verilecektir.

    B) ARAÇ VE SÜRÜCÜ BİLGİ SİSTEMİ KAPSAMINDA ÖTV BEYANI VE ÖDENMESİ

    Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan Araç ve Sürücü Bilgi Sistemine (ASBİS) bilgi girişi yapılan araçların kayıt ve tescil işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmesini teminen, Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden aşağıdaki şekilde işlem yapılması uygun görülmüştür.

    Kara nakil araçlarının kayıt ve tescil işlemlerinin elektronik ortamda yapılması amacıyla, bu araçların üretici ve ithalatçıları tarafından imal veya ithal edilen araçların tesliminde, uygunluk belgesi bilgilerinin yanı sıra “ÖTV Kanunu Eki (II) Sayılı Listedeki Kara Taşıtları İçin İthalatçılar ve İmalatçılar Tarafından Düzenlenecek Bildirim Formu”na uygun olarak ASBİS sistemine bilgi girişi yapılacaktır. Söz konusu formun bir örneği Gelir İdaresi Başkanlığının internet sayfasında “Formlar ve Yayınlar/ Beyanname Örnek Formları” bölümünde yer almaktadır. İmalatçı veya ithalatçının teslim ettiği araçların iade edilmesi ve başkalarına satılması, bilgi girişinin değiştirilmesini veya yeniden bilgi girişi yapılmasını gerektirmemektedir.

    ASBİS’e bilgi girişi yapılan araçlarla ilgili olarak ÖTV mükellefleri tarafından elektronik ortamda verilecek olan 2A numaralı ÖTV beyannamesinin “Taşıta İlişkin Bilgiler” başlıklı bölümündeki bilgiler, ilk iktisabı yapılan aracın şasi numarası ve motor seri numarası girildiğinde ASBİS’ten otomatik olarak ekrana gelecektir. Bu bilgiler, aracın ithalatçısı veya imalatçısı tarafından ASBİS’e girilen bilgilerden oluşmaktadır. ÖTV mükelleflerinin,  bu bilgilerin doğruluğunu teyit etmek üzere “ASBİS kayıtlarındaki taşıta ait bu bilgilerin doğruluğunu onaylıyorum” seçeneğini işaretlemesi gerekmektedir.

    Beyan edilen ÖTV vergi dairesine veya bankaya ödendiğinde, ödeme bilgisi ASBİS sisteminden sorgulanabilecektir. Bu nedenle 2A numaralı ÖTV beyannamesi elektronik ortamda verilerek ÖTV’si ödenen araçların tescilinde ayrıca “ÖTV Ödeme Belgesi” istenmeyecektir. Ancak satıcı, aracın ÖTV’sinin ödendiğine ilişkin olarak ödeme bilgisinin bir dökümünü kaşe basıp imzalamak suretiyle onaylayıp alıcıya verecektir. Bu şekilde ÖTV beyan edilip ödemesi yapılan araçların ASBİS sistemi kapsamında kayıt ve tescili yapılabilecektir.

    ASBİS’e bilgi girişi yapılmayan veya bilgi girişi yapılmış olsa dahi mükellefçe bilgileri onaylanmayan,  kayıt ve tescil öncesi yapılan tadilatlar ya da diğer sebeplerden dolayı sisteme bilgi girişi yapılamayan araçlar için bu Tebliğin (A) Bölümündeki açıklamalara göre vergi beyan edilip ödenecektir. Bu durumda elektronik ortamda ÖTV beyannamesi verilmesine rağmen ASBİS kapsamında kayıt ve tescil yapılamayacağı tabiidir.

    C) 1 SERİ NO.LU ÖTV GENEL TEBLİĞİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

    1 Seri No.lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliğinin:

    a) (12.2.1.) bölümünün dördüncü paragrafının ilk cümlesinden sonra gelen cümleler tebliğ metninden çıkarılmıştır.

    b) (12.5.) bölümünün üçüncü paragrafı;

    “ Bu Kanuna ekli (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tabi taşıtlarda ÖTV’nin, beyannamenin verildiği günde ödenmesi gerekmektedir. Ancak Özel Tüketim Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin 5 inci fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından satılan araçlara ait ÖTV’nin, beyannamenin verildiği günü takip eden 15 inci günün akşamına kadar ödenmesi uygun görülmüştür.”

    şeklinde değiştirilmiş, dördüncü paragrafı tebliğ metninden çıkarılmıştır.

    c) (15.1.1.1.) bölümünde yer alan;

    “- Aracın ilk iktisabında beyan edilen ÖTV’ye ilişkin “ÖTV Ödeme Belgesi”nin aslı,” ibaresi tebliğ metninden çıkarılmış,

    “verginin ödendiğinin kayıtlardan tespit edilmek” ibaresi “verginin ödendiği sorgulanmak” şeklinde değiştirilmiştir.

    d) (15.2.) bölümünde yer alan “(2A) numaralı ÖTV beyannamesi” ibaresi “Gelir İdaresi Başkanlığının “www.gib.gov.tr” adresindeki Formlar ve Yayınlar/Beyanname Örnek Formları bölümünde yer alan 2A numaralı ÖTV beyannamesinin (A4) kağıdı boyutundaki çıktısı” olarak değiştirilmiştir.

    e) (15.3.1.) bölümünün altıncı paragrafı;

    “Bu şekilde yapılacak indirimler, dönüşümü yapılan araç için verilecek 2A numaralı ÖTV beyannamesinin “İndirilecek ÖTV” satırına yazılmak suretiyle gerçekleştirilecektir. Beyannamenin verildiği vergi dairesi, indirim konusu yapılan ÖTV’nin ödenip ödenmediğinin sorgulamasını yapacaktır.”

    şeklinde değiştirilmiştir.

    f) (15.3.2.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “(2A) numaralı ÖTV beyannamesi” ibaresi “Gelir İdaresi Başkanlığının “www.gib.gov.tr” adresindeki Formlar ve Yayınlar/Beyanname Örnek Formları bölümünde yer alan 2A numaralı ÖTV beyannamesinin (A4) kağıdı boyutundaki çıktısı” olarak değiştirilmiştir.

    Tebliğ olunur.

     

    ————————————

    1 12/6/2002 tarihli ve 24783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

    2 30/9/2004 tarihli ve 25599 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

    3 3/3/2005 tarihli ve 25744 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

    4 30/7/2002 tarihli ve 24831 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

     

    EK: 1

    2A Numaralı ÖTV Beyannamesini Gönderme Talep Formu               

    .../..../...........

     

    .............................................................Vergi Dairesi Müdürlüğüne / Başkanlığına

    2A numaralı ÖTV beyannamemi internet vergi dairesini kullanarak elektronik ortamda göndermek istiyorum. Talebimin değerlendirilmesini ve tarafıma kullanıcı kodu, parola ve şifre verilmesini arz ederim.

    MÜKELLEFİN KİMLİK/ADRES BİLGİLERİ (*)

     Adı, Soyadı/Unvanı

     

     Vergi Kimlik Numarası (**)

     

     Ticaret Sicil Numarası

     

     Doğum Yeri/Tüzel Kişilerde Kanuni Merkezi

     

     Doğum Tarihi/Tüzel Kişilerde Kuruluş Tarihi

     

     Adresi

     

     Bağlı Bulunduğu Oda ve Sicil Numarası

     

     Telefon Numarası

     

     Faks Numarası

     

     Elektronik Posta Adresi

     

     

    Elektronik beyanname göndereceklerin dikkat etmesi gereken hususlar:

    1. Beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesi ile ilgili kanuni düzenlemelerde yer alan usul ve esaslar doğrultusunda beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.

    2. Beyannamelerini kendileri gönderebilecek mükellefler kendilerine verilen kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kullanımından sorumludurlar. Bu nedenle kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini; başka amaçlarla kullanamazlar, herhangi bir üçüncü kişiye açıklayamazlar ve kullanımına izin veremezler, işyerinin satışı, transferi ve işi bırakmada üçüncü kişilere devredemezler, kiralayamazlar ve satamazlar.

    3. Beyannamelerini kendileri gönderebilecek mükellefler kendilerine verilen kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kullanımından sorumlu olduklarından kullanıcı kodu, parola ve şifrenin yetkisiz kişilerce kullanıldığını öğrendikleri anda (kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kaybedilmesi, çalınması vb. durumlar dahil) Gelir İdaresi Başkanlığı 444 0 435 no.lu Çağrı Merkezine telefonla veya bağlı oldukları vergi dairesine dilekçe ile derhal bilgi vermeleri gerekmektedir. Söz konusu kişiler bildirim anına kadar yapılan işlemlerden ve taraflarına verilen kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kullanımından bizzat sorumlu olacaklardır.

    4. Elektronik ortamda yapılan işlemlerin tespit ve tevsikinde Gelir İdaresi Başkanlığı/vergi dairesi kayıtları esas alınacaktır.

    5. Kullanıcı kodu, parola ve şifre kullanılarak elektronik ortamda gönderilen ve onaylanan beyanname/bildirimler mükelleflerce imzalanmış sayılacaktır.

     

     

    Mükellef/Kanuni Temsilci

     

    Adı - Soyadı

    İmza

    Tarih

     

    ------------------------------

    (*) Adi ortaklık şeklindeki mükellefiyetlerde ortaklığa ait bilgiler yazılacaktır.

    (**) T.C.vatandaşı olan gerçek kişilerde T.C.kimlik numarası, Yabancı kimlik numarası bulunan yabancı gerçek kişilerde yabancı kimlik numarası yazılacaktır.

     

     

     


    EK:2

     

    ÖTV 2A Beyannamesinin Elektronik Ortamda Gönderilebilmesi İçin

    Merkez ve Şubelere ait Kullanıcı Kodu, Parola ve Şifre Ek Talep Formu

     

     

    MERKEZ BİLGİLERİ

     

    Adı soyadı/ Unvanı

    Vergi Kimlik Numarası (*)

    Bağlı Olduğu Vergi Dairesi Adı

    ÖTV 2A Beyannamesi Verdiği Vergi Dairesinin Adı

    Talep Edilen Kullanıcı Kodu, Parola ve Şifre Sayısı

     

     

     

     

     

     

     

     

    ŞUBE BİLGİLERİ

     

    Şubenin

    Adı /  Unvanı

    Şubenin Adresi

    Şubenin Bağlı Olduğu Vergi Dairesi

    Şubenin ÖTV 2A Beyannamesi Verdiği Vergi Dairesinin Adı

    Talep Edilen Kullanıcı Kodu, Parola ve Şifre Sayısı

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Mükellef/Kanuni Temsilci

     

    Adı - Soyadı

    İmza

    Tarih

     

     

    ------------------------------                

    (*) T.C.vatandaşı olan gerçek kişilerde T.C.kimlik numarası, Yabancı kimlik numarası bulunan yabancı gerçek kişilerde yabancı kimlik numarası yazılacaktır.

     


    16/12/2011
    SGK'lılar gün dökümlerini görebilecek!
    SGK yaptığı uygulama değişikliği ile 15/12/2011 tarihinden itibaren sigortalının tescil kaydının tespitini sorgulama, kişi emekli aylığı alıyor ise emekli aylık bilgisini sorgulama, kişinin sağlık yardımına müstahak olup olmadığını sorgulama ve SSK ve Bağ-Kur hizmet (gün) dökümlerinin çıktısını alma ekranlarını açtı. Hizmet sorgulamaları http://app2.sgk.gov.tr/Esgm/Welcome.do adresinden yapılacak.

    ANA SAYFA | HAKKIMIZDA | HİZMETLERİMİZ | SİRKÜLER | EĞİTİMLERİMİZ | YAYINLARIMIZ | SIK SORULAN SORULAR | İLETİŞİM Türkçe English
    Copyright © 2009 KK Eğitim & Danışmanlık Tüm Hakkı Saklıdır. Site Creation and Technology by Hermes Yazılım